CixFoRuM.CoM
21 Kasım 2008, 20:01:37 *
|Site Map | Site Map1 | Site Map2 | Site Map3
| Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML |Rss
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GoogleTagged Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Amasya  (Okunma Sayısı 2434 defa)
0 Üye ve 1 Tanrı Misafiri konuyu incelemekte.
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« : 01 Nisan 2007, 00:17:33 »



Müze-Kent görünümü, doğal güzellikleri, 15 medeniyetin izleri, kayalara oyulan Kral Mezarları ve Su Kanallarıyla sizleri bekliyor AMASYA.

Amasya, eski tarihlerde Harşena adıyla bilinir.
Amasya''ya hangi sıkıntı ile girilirse girilsin insanın gönlü rahatlar, huzur bulur. Her türlü sıkıntıdan uzaklaşır. Mısır gibi şöhretlidir. Nil gibi nehri vardır. Akan ırmağı hayat suyudur. Çok temiz ve çok güzel kokuludur. Seyretmeye doyum olmaz. Eski köşkleri muhteşem ve manzaralıdır.

Arkeolojik bulgulara göre Amasya''nın 7500 yıl öncesine (M.Ö. 5500) kadar uzanan bir geçmişi vardır. O dönemden itibaren Hititlerden Perslere, Romalılardan Osmanlılara kadar çok farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.

Bunun sonucu olarak Amasya bir bilim ve sanat merkezi haline gelmiş, dünyaca ünlü bilim ve sanat insanları yetiştirmiştir. Lokman Hekim, dünyanın ilk coğrafyacısı Strabon, ilk kadın divan şairi Mihri Hatun, hattatlar piri Şeyh Hamdullah bunlardan sadece bir kaçıdır.

Yeşilırmak boyunca dizilmiş "Yalıboyu evleri", Dünya'da ilk defa akıl hastalarının müzik ve su sesiyle tedavi edildiği Darüşşifa (Bimarhane), dağlara oyulmuş bulunan ve Amasya'nın her yerinden görülebilen Kral Kaya Mezarları, Ferhat'ın Şirin'e kavuşmak için kazdığı "Ferhat su kanalı", adı Amasya ile özdeşleşen "Misket Elması", Borabay gölü, kaplıcalar ve diğer doğal güzellikler Amasya'nın mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir belde olmasını sağlamaktadır.


AMASYA TARiHi


İlkçağda Amaseia adıyla bilinen kent, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerindendir Kentin adı MÖ 1400’lere tarihlenen hitit metinlerinde Hakmiş olarak geçer. Metinlere göre Muvatallis ve Mursilis III dönemlerinde Hattuşili III burada bağımsız bir hükümdar gibi davrandı, Kaşkalar’ın saldırılarını püskürterek kuzeye çekilmelerini sağladı. Kent, hellenistik Pontos krallığı döneminde önem kazandı. Mithridates I Ktistes’in yaklaşık MÖ. 300’de kurduğu krallığın, Sinop’un Pharnakes I tarafından MÖ 183’te ele geçirilmesine kadar başkentliğini yaptı. Bundan sonra da Zeus Stratios tapınağına yakınlığı (Mithridates Vl Eupator tarafından yaptırıldı) ve pontos krallarının anıtları dolayısıyla krallık için önemli bir kent olma özelliğini korudu. Amasya MÖ. 70’te Romalı general Lucullus tarafından ele geçirildi. Pompeius’un yeni yönetim birimi Bithynia ve Pontos’un içinde yer aldı (MÖ. 64). Antonius tarafından bilinmeyen bir hanedana verildi ve MÖ 3-2 arasında Galatia’ya katıldı. Diocletianus ve Constantinus’un yaptığı düzenlemelerde Diospontos’un anakenti (metropolis) oldu. İmparator Phokas burada bir saray ve kilise yaptırdı. Sasani hükümdarı Hüsrev Perviz zamanında İran yönetimine geçen kent, imparator Herakleios tarafından geri alındı. Kısa bir süre Arapların eline geçti. Malazgirt Savaşı’nın ardından, Melik Danişmend Gazi XI. yy. 'ın Sonlarına doğru kenti zapt etti. Birinci haçlı seferinde Ankara ve Çankırı’yı ele geçiren Raimond de Toulouse Amasya üzerine yürüdüyse de Türkler tarafından ağır bir yenilgiye uğratılarak çekilmek zorunda bırakıldı. Anadolu Selçuklu sultanı Kılıç Arslan II Danişmentli devletine son vererek Amasya’yı Selçuklu topraklarına kattı (1177). Selçuklu döneminde kentte yoğun bayındırlık etkinlikleri oldu ve Amasya Anadolu’nun önemli bir kültür merkezi durumuna geldi. 1192’de Kılıç Arslan II Anadolu Selçuklu devletini oğulları arasında bölüştürdüğünde, Amasya Nizamettin Argun Şah’a düştü. Sultan Alaettin Keykubat I döneminde (1220-1236), Moğol saldırılarından kaçan Harizmliler buraya yerleştirildi. Babailik’in kurucusu Baba İshak, görüşlerini Kefersut dolaylarında yaydıktan sonra Amasya’nın bir köyüne yerleşti. Amasya, Sivas, Çorum, Tokat bölgesinde etkisini artırdı. Gıyasettin Keyhüsrev II’nin Amasya subaşılığına atadığı Armağanşah, Baba İshak’ı kale burcuna astı. Bunu haber alan Türkmenler, Amasya’ya saldırdılar ve Armağanşah’ı öldürdüler. Kent Moğolların Anadolu’ya egemen olduğu dönemde de önemini korudu. 1342’ de Sivas naibi Eretna’nın eline geçti. Daha sonra kente emir Hacı Şadgeldi Paşa egemen oldu. Şadgeldi, Kadı Burhanettin ile yaptığı bir savaşta ölünce kent, Oğlu Ahmet Bey’e kaldı. Ahmet Bey, Kadı Burhanettin’in baskısı karşısında Amasya’yı Osmanlılar’a teslim etti (1393). Yaklaşan Timur tehlikesine karşı kentin valiliğine şehzade Çelebi Mehmet getirildi. Ankara savaşı’ndan (1402) sonra kentin eski valıs Çelebi Mehmet, Timur’a bağlı olarak Amasya merkez olmak üzere Sivas, Tokat yörelerine egemen oldu. Kardeşleri ile giriştiği taht kavgasında Amasya’yı üs olarak kullandı. Osmanlı padişahları Murat II, Mehmet II (Fatih), Bayezid II şehzadeliklerinde Amasya’da vali olarak bulundular. Murat II ile Selim I (Yavuz) Amasya’da doğdu. Bayezit II’nin oğlu Ahmet, kardeşi Selim’e karşı taht kavgasına giriştiğinde Amasya valisi idi. 1512’de şii ayaklanmacı Şahkulu’nun halifesi Baba Zünnun bir baskınla Amasya’yı ele geçirdi ise de Yavuz Sultan Selim’in Amasya beylerbeyliğine atadığı Mustafa Paşa kenti geri aldı. Mısır seferi (1516-1517) sırasında Baba Zünnun ve Şeyh Celal kenti yağmaladılar. Amasya, 1518’de sancak yapılarak Sivas’a bağlandı. Şehzade Mustafa kentin valiliğine atanınca bağımsız sancak durumuna getirildi. Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinden sonra yeniden Sivas’a bağlandı. Kanuni Sultan Süleyman, Nahcivan seferinden dönerken Amasya’ya uğradı. Avusturya elçisi Bushbecg’i burada kabul etti.İran ile Amasya antlaşması burada imzalandı. XVI. yy.’ın sonlarından başlayarak Amasya ve yöresinde başgösteren ayaklanmalara Kuyucu Murat Paşa son verdi (1608). Bu tarihten sonra kent ve yöresinde önemli bir kargaşa olmadı. XIX. yy.’ın ikinci yarısının başlarında kentte yaklaşık 25 000 kişi yaşıyordu. Bunların 2 000’i öğrenciydi ve 18 medresede öğrenim görüyorlardı. Ulusal Kurtuluş savaşının ilk günlerinde Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi’ni burada hazırladı (21 haziran 1919). Anadolu ve Rumeli Müdafaii hukuk cemiyeti temsilcileriyle İstanbul hükümeti temsilcileri arasındaki görüşmeler burada yapıldı (Amasya Protokolü 20-23 Ekim 1919). Cumhuriyetin ilanından sonra Amasya il merkezi oldu.
« Son Düzenleme: 01 Nisan 2007, 00:19:48 Gönderen: selly » Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #1 : 01 Nisan 2007, 00:26:23 »

Coğrafi Yapı

Amasya, Orta Karadeniz Bölümünün iç kesiminde 35° 00’ ve 36° 30’ Doğu Boylamları, 40° 15’ ve 41° 03’ Kuzey Enlemleri arasında yer alır.

Doğu' da Tokat İli' nin Erbaa İlçesi ve Yozgat İli; Kuzeyde Samsun İli'nin Çarşamba, Ladik, Havza ve Vezirköprü İlçeleri; batıda Çorum İli'nin Osmancık, İskilip ve Mecitözü İlçeleri; güney'de Tokat İli'nin Zile ve Turhal İlçeleri ile çevrilidir.

YÜZÖLÇÜMÜ : 5.690 km2 
 >
*RAKIM : 412 m.

OVALAR

OVANIN ADI  YERİ  YÜZÖLÇÜMÜ (Km2) 
GELDİNGEN MERKEZ 484
SULUOVA SULUOVA 400
MERZİFON MERZİFON 311
GÜMÜŞHACIKÖY  GÜMÜŞHACIKÖY  54

AKARSULAR AKARSUNUN ADI  İL SINIRLARI İÇİNDEKİ UZUNLUĞU (Km2)
 DEBİSİ(M3/Sn)  
YEŞİLIRMAK140 151,4
TERSAKAN 37 6,92
ÇEKEREK 45 25,6
DELİÇAY 46 1,15

GÖLLER

İl'in tek Doğal Gölü,Taşova İlçesi sınırlar ıiçindek Borabay Gölü'dür. Gölü çevreleyen Orman,-çevreye,apayrı bir güzellik ve görünüm verir.

JEOLOJİK YAPI

Amasya İli arazisi Palaeozoik ve kısmen Mezozoik temel üzerinde yayılan daha genç formasyonlardan meydana gelmiştir. Zemin yapısı, Kalker yeşil kayalar ve yamaç molozları ile alüvyondan oluşmuştur.

Samsun çıkışı, Tersakan'ın doğu ve batısı ile Tokat çıkışında, zemin yapısı, Kireç Taşı'dır. Yapı'nın diğer bir özelliği de, Kalker Arazisi'nin geniş yer tutmasıdır.

JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLER:

Amasya ve çevresinin genel görünümünde,dağlar ve dağları derin bir şekilde yaran vadiler dikkati çeker.İl topraklarını bir uç'tan bir uca geçen Yeşilırmak Vadisi ve kolları boyunca,ovalar ve darboğazlar yer almaktadır.

İKLİM

Amasya,bulunduğu konum itibariyle bir geçiş iklimine sahiptir.
YILLIK ORTALAMA SICAKLIK :13.3 C
YILLIK ORTALAMA YAĞIŞ MİKTARI : 451.1 mm.
>
ORTALAMA YAĞIŞLI GÜN SAYISI :104
>
ORTALAMA AKTÜEL BASINÇ : 967.6 milibar

İL VE ÇEVRESİNİN COĞRAFİ DURUMU

Coğrafi Konum:

Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü ve Ülke toplam alanının % 07'sini kaplayan Amasya, 35°00', 36°30' doğu boylamları, 40 °15', 41°03' kuzey enlemleri arasında kalan 5690 km2'lik bir alana sahiptir. Doğuda Tokat, güneyde Tokat ve Yozgat, batıda Çorum, Kuzeyde Samsun illeriyle çevrilidir. İl'de merkez ile birlikte 6 ilçe, 22 belde ve 348 köy bulunmaktadır. 2000 Genel Nüfus Sayımına göre Amasya'nın toplam nüfusu 365 231,il merkezi ise 74.394'dür. Nüfus yoğunluğu km2'ye 64.18 kişidir. İl merkezinde rakım 411.69 metredir.

FİZİKSEL ÖZELLİKLER:
1- Yerşekilleri: İl'in yüzölçümü 5690 km2'dir. Ortalama rakamı 592 metredir. Başlıca dağlarının yüksekliği; Akdağ 2062m. Tavşan Dağı 1200m., İngöl Dağı 1884 m., Kosacık Tepesi 1200m. Kırklar Dağı 1910m., Karaman ve Lokman Dağı 800m., Ferhat Dağı 780m., 'dir.

2- [/color] Ovalar: Amasya, Yeşilırmak kolları, sulama amaçlı gölet ve barajları ile sulanan verimli ovalara sahiptir. Bunlardan başlıcaları şunlardır:
Geldingen 484 km2 470 m. Yüksekliğindedir.
Suluova 400 km2 151 m. Yüksekliğindedir.
Merzifon 311 km2 755 m. Yüksekliğindedir.
Gümüşhacıköy 54 km2 760 m. Yüksekliğindedir.

3- Akarsular: Amasya'nın en önemli akarsuyu Yeşilırmak'tır. Sivas'ın Köse Dağı'ndan doğar, İl arazisine güneyden girerek Kayabaşı mevkiinden 256 km. uzunluğundaki Yozgat topraklarından doğan Çekerek Çayı ile birleşir. Amasya'nın içinden geçerek Ladik Gölü'nden çıkan Ters akan çayı'nı alarak Samsun topraklarından Çarşamba'dan Karadeniz'e dökülür.

4- Göller: İl'in en önemli gölü il merkezine 63 km uzaklıkta Taşova ilçesi Gölbeyli beldesine 1050 m. Rakımlı bir set gölü olan Borabay Gölü, 900x300m. alan ve 30m. derinliğine sahiptir. Tabiat harikası olan bu gölün etrafında dinlenme tesisleri bulunmaktadır.


5- Baraj ve Baraj Gölleri: Amasya İl sınırlarında büyük baraj yoktur. Ancak gölet ve sulama amaçlıları şunlardır:
Merkez : Ortaköy, Doğantepe, Bağlıca
Gümüşhacıköy : Çiftli, İmirler, Ayvalı
Hamamözü : Yeniköy
Merzifon : Ortaova, Çatalkaya, Alişar, Çobanören, Hırka, Kayadüzü, 100. Yıl, Çayırözü, Diphacı, Uzunyazı, Yeşilören, Şeyhyeni, Çavundur, Sarıbuğday, Paşa
Suluova : Kolay I, Kolay II, Oğulbağ, Bayırlı, Yedikır
Taşova : Uluköy, Kızgüldüren ve Kırkharman

6- Ormanlar: İlmerkezinin kuzey kesimlerinde Akdağ ve Kara Ömer Dağları bulunmaktadır. Bu dağlarda 600 metreden başlayan ve 1200 metreye kadar devam eden yüksekliklerde; kızılçam, meşe, karaçam, kayın ve ardıç gibi ağaç türleri bulunmaktadır.İKLİM:

Karadeniz iklimi - kara iklimi arasında bir geçiş iklim hüküm sürer. Yazları kara iklimi kadar kurak, Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Kışları ise karadeniz iklimi kadar ılıman, kara iklimi kadar sert değildir.

 
« Son Düzenleme: 01 Nisan 2007, 00:28:42 Gönderen: selly » Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #2 : 01 Nisan 2007, 00:32:10 »

EL SANATLARI

İç Anadolu Bölgesinde yaygın olan el sanatları ilimizde de yaşamasına devam etmekte ve halkımızın geçimine yardımcı olmaktadır. Yörede devam eden el sanatlarının başlıcaları şunlardır:

Halı-Kilim Dokumacılığı : Genellikle dağ köylerinde uzun geçen kış mevsiminde halıcılık köy kadınlarının geçim kaynağı durumuna gelmiştir. Son yıllarda ilgili kurumlardan da destek ve teşvik gören halıcılık yaygın şekliyle devam etmektedir. Kilim dokuma daha ziyade kendi ihtiyacına yönelik olup, pazarlaması yapılmamaktadır.
İğne Oyası : Yörede yaşayan genç kızların yaptığı işlerdendir. Bilhassa yemeni oyalamak her genç kız için başlı başına sanat sayılır. Bir genç kızın çeyizinde en az 30-40 oyalı yemeni bulunur. Anadolu kadını tüm zevkini ipekli rengarenk oyalara dökmüştür. Kozadan çekilip boyanan ipekle yapılan oyalar makbüldür.
Ağaç İşleri: Çeşitli harman aletleri, (yaba, dirgen, anadut, tırmık, döğen vs.) ev eşyaları (dibek, kaşık, kepçe, oklava, sofra tahtası) yapımı şeklinde görülmektedir. Daha modernize edilmiş şekilde oymacılık daha ziyade müzik aletlerinin (saz, ud, kanun vs.) yapımı şeklinde sürmektedir. Hasır İşi : Anadolu' da yer yaygısı olarak kullanılan hasır, yörede alışılmışın dışında kalmış yerine mısır soymağından yapılmaktadır. Mısırın üzerini kaplayan yapraklar alınarak birbirine eklenmekte ve hazır olarak dokunmaktadır.
Peştamal -Çarşaf Dokuma ve Bağlama : Bilhassa Merzifon yöresinde kamçılı tezgah diye bilinen tezgahlarda dokunur. Merzifon' un Potikli Çarşısı oldukça ünlüdür. Dokunan çarşaflar etekleri ipliklerle çeşitli şekil ve motiflerle bağlanır.
Kırnap-Halat Eğirme: Daha çok Gümüşhacıköy ilçesinde yaşayan bir el sanatıdır. Kendirden, keçi kılından kırnap eğrilerek çuval, kilim, heybe, torba, çeşitli kalınlıklarda halat tamamen iptidai el çıkrıklarında yapılmaktadır.
Teneke Semaver Yapımı: Amasya' nın bağlık ve bahçelik olması Amasyalıların da çaya çok düşkün oluşu nedeniyle (her yerde kolaylıkla kullanılan ) pratik bir semaver yapımı geliştirilmiştir. Tenekeden yapılan semaver, istenen her yerde kolaylıkla yakılabilmektedir. Amasya' ya gelen her yabancının ilgi ve merakla izleyip götürdüğü hediyeler arasında teneke semaver baş sıradadır. Düdüklü olanları daha makbüldür.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #3 : 01 Nisan 2007, 00:34:41 »

Yöresel Halk Oyunları

Yelleme

Genellikle düğünlerde, kına gecelerinde, özel gecelerde ve askere giden geçler uğurlanırken oynanmaktadır.
Bu oyun daha çok askere giden gençler tarafından oynanır. Özünde yiğitlik duygusu taşımaktadır.


Mahir Çavuş

Mahir Çavuş, Amasya’nın Göynücek İlçesi’nde yaşamış olan bir yiğittir. İlçenin bir köyünde yaşayan bir kıza sevdalıdır. Onların sevgisine ithaf edilen bu oyun, yöre halkı tarafından halen oynanmakta, benimsenip sevilmektedir.

Sim Sim

Ateş etrafında dönülerek, bir el arkada, diğeri havaya kaldırılarak davul-zurna eşliğinde oynanır. Diğer oyuncu kendini göstermeden ortada oynayan kişiye vurarak kovmak amacıyla, nara atarak hızlı bir şekilde oyuna girer ve gösterisini yapar. Burada önemli olan, oyuncunun hareketlerinin çabukluğu ve oyunundaki estetiktir. Ayrıca, anlaşan iki oyuncu karşılıklı gösteri yaparlar.

Diğer halk oyunları şunlardır:

    Narilli (Narey)
    Topal Kız (Sırıklı)
    Noktalı
    Karlıdağlar
    Kasap Oyunu
    Temürağa
    Küstahlı
    Sarhoş Halayı
    Manili
    Dallihe
    Esen Yel
    Semah
    Mektepli
    Yanlama
    Yelleme (Sallama)
    Burçak Tarlası
    Köroğlu Halayı
    Tanakul
    Çerkez Halayı
    Oduncular
    Amasya Ağırlaması
    Düz Ağırlama
    Hoşbilezik
    Sarıkız
    Tamzara
    Candarma 
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #4 : 01 Nisan 2007, 11:19:44 »

FERHAT İLE ŞİRİN HİKAYESİ


EFSANEYE GÖRE :

 Persler Dönemin’de Ferhat meşhur bir nakkaştır.

Sultan Mehmene Banu’nun kızkardeşi Şirin için yaptırdığı köşkün süslemelerini yaparken Ferhat Şirin’i görür ve birbirlerine sevdalanırlar.

Ferhat Sultan’a haber salarak Şirin’i istetir.

Sultan, kızkardeşini vermek istemez.

Ferhat’a oyalamak için Elma Dağı’nı delip şehre su getirmesini şart koşar.

Ferhat, sevdanın verdiği aşkla dağları delmeye başlar.

Mehmene Banu dağı delip, suyun akacağı kanalı tamamlamak üzere olan Ferhat’ın yanına yaşlı dadısını göndererek Şirin’in öldüğü haberini ulaştırır.

Ferhat, bu acı haber üzerine, elinde tuttuğu külüngünü havaya atar, düşen külünk, Ferhat’ın başına isabet edere ve Ferhat ölür.

Ferhat’ın acı haberini alan Şirin korku ve heyecanla olayın geçtiği kayalığa gelir.

Ferhat’ın öldüğünü görünce bu acıya dayanamaz ve kayalıklardan aşağı yuvarlanarak, orada can verir.

Her iki sevgiliyi, can verdikleri kayalıklarda yan yana gömerler.


DERLER Kİ :

Her bahar iki mezar üzerinde iki gül bitermiş, tam birbirlerine kavuşmak üzereyken, mezarların orasında bir kara çalı peydah olur, iki gülün kavuşmalarını engellermiş.

Efsaneden yola çıkarak sevgiler günü’nün sevenleri öykünün geçtiği yerde bir araya getirip, günün anlamına uygun kutlanması çalışmaları sürdürülmektedir.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #5 : 01 Nisan 2007, 11:33:20 »

Müzeler ve Ören Yerleri

Amasya Müzesi
Kent merkezinde yer alır. 1925 yılında Sultan II. Bayezit Külliyesi'ne ait medrese binasının iki odasında toplanan az sayıda arkeolojik eser ile İslami devir mumyaları bir araya getirilerek bir "Müze Deposu" oluşturulmuştur. Daha sonra eserlerin çoğalması ve yeni sergileme mekânlarına ihtiyaç duyulması neticesinde müze, 1961 yılında Selçuklu döneminin anıtsal eserlerinden olan Gökmedrese Camii'ne, 22 Mart 1977 yılında ise yeni yapılan bugünkü modern binasına taşınmış, yeniden düzenlenerek tüm eserler kronolojik sıraya göre hizmete açılmıştır.

Üç katlı olan müzenin bodrum katında deposu, laboratuarı ve diğer hizmet birimleri, alt katında bir sergileme salonu, üst katta ise arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilendiği iki büyük salon yer almaktadır. Özellikle, taş eserler ile Sultan I. Mesut Türbesi içinde bulunan İlhanlı dönemine ait 6 adet mumya ilgi çekmektedir.

Hazeranlar Konağı (Etnoğrafya Müzesi)
Hatuniye Camii'nin doğusunda yer alan Yalı Evleri dizisindeki en güzel konaktır. 19. yüzyıl geleneksel sivil mimari örneklerinden biridir. Defterdarlık görevinde bulunan Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Konağın iki ayrı girişi vardır. Bunlardan birisi sübyan mektebi ile evler arasında arnavut kaldırımlı dar yolun bulunduğu avlu kapısıdır. Saçak üzerine kiremit örtülü, çift kanatlı bir kapı, bodrum kat ve haremlik mevcuttur.

Avlunun batı köşesinde bina ile bütünleşmiş kazan ocağı dikkati çekicidir. Bu ocak farklı bir üslupla "hayat" denilen girişlerde değil avluda gerçekleştirilmiştir. Diğer bir giriş Hatuniye Camii avlusu ile irtibatlıdır. Çift kanatlı selamlık kapısından alçak tavanlı bir mekâna girilir.

Konağın planında, simetrik bir görünüm hâkimdir. Dört köşede birer oda yer alır ve odaların arasında uzanan orta sofa bölümü ön avluya açılır. Batı eyvanlarını, giriş kata bağlayan sade korkuluklu ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda, oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile tuvalet, sofa etrafında yer almaktadır. 1977 yılında kamulaştırılarak onarıldıktan sonra, konakta bulunan 11 oda Amasya'nın geleneksel evlerinin dekorasyonu örnek alınarak düzenlenmiş ve "Müze Ev" olarak ziyarete açılmıştır. Konağın bodrum katı Devlet Güzel Sanatlar Galeri Müdürlüğü'dür.

Alpaslan Müzesi
Taşova ilçesi, Alpaslan Beldesi Belediye Müzesi'nin de ilk çekirdeği 1964'te yöreden toplanan arkeolojik ve etnografik eserlerle oluşturulmuştur. 1991 yılında Osmanlı döneminden kalma bir hamam müze olarak düzenlenmiş ve 1994'te de Alpaslan Beldesi Belediye Müzesi olarak hizmet vermeye başlamıştır, Yöresel köy odası teşhirinin yanı sıra prehistorik dönemlerden eserler ile Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait ahşap işçiliğini yansıtan örnekler bir arada sergilenmektedir.

Kral Kaya Mezarları
Amasya Kalesi eteklerinde düz bir duvar gibi dikine uzanan kalker kayalara oyularak yapılmış olan 5 adet mezar, yapıları ve mevkileri itibariyle ilk bakışta dikkati çeken eşsiz bir güzellik arz etmektedir.Çevreleri oyularak ana blok kayadan tamamen ayrılan mezarlar birbirlerine ve kaya bloğuna merdivenlerle bağlanmışlardır. Vadi içerisinde irili ufaklı toplam 18 adet kaya mezarı bulunmaktadır.Amasya'da doğan ünlü coğrafyacı Strabon'un (M.Ö. 63-M.S. 5) verdiği bilgiye göre kaya mezarları Pontos krallarına aittir.

Bu kaya mezarları arasında iyi örneklerden birisi de Aynalı Mağara olarak adlandırılan mezarıdır, Çevre yolunun Samsun güzergâhından sağa ayrılan  Ziyaret beldesi yolu üzerinde şehir merkezine  en iyi işlenmiş ve tamamlanmış olanıdır. Yerden  dört basamakla çıkılan 1.65 m. yüksekliğindeki  mezar düz yüzeyli bir kayaya oyulmuştur.Dikdörtgen bir kapıdan girilen mezarda dikdörtgen ve kare şeklinde iki oda vardır.Asıl mezar odası dikdörtgen olanıdır. Kare şeklindeki odada Bizans dönemine ait freskler yer alır.

Ferhat Su Kanalı
Helenistik dönemde, kentin su ihtiyacını karşılamak için yapılmış olan su kanalı yaklaşık 75 cm.genişliğinde 18 km. uzunluğundadır. Terazi sistemine göre kanallar oyularak, tünel açılarak, bazı yerlerinde duvarlar örülerek inşa edilmiştir. Kanallar, Şirvanlı Camii yakınlarında son bulmaktadır. Halk arasındaki yaygın efsaneye göre bu kanallar sevgilisi Şirin'e kavuşmak için dağları delen Ferhat tarafından yapılmıştır.

Amasya Kalesi
Yeşilırmak'm kuzeyinde bulunan ve Harşene Dağı adı verilen dik kayalıklar üzerindedir. Timur'dan kaçan Osmanlı Şehzadesi I. Mehmet Çelebi, bu kaleye sığınmıştır. Kalenin "Belkıs", "Saray", "Maydonos"ve "Meydan" adlarında dört kapısı, kale içinde "Cilanbolu" adlı bir su kuyusu, sarnıcı ve zindanları bulunmaktadır. Kaleden 70 m. aşağıda Yeşilırmak Nehri'ne ve kral mezarlarına kadar uzanan M.Ö.3. yüzyıla ait merdivenli bir yeraltı yolu ile burç ve cami kalıntıları görülmeye değer niteliktedir. Kalenin güney eteğinde Osmanlılar tarafından kullanılmış olan Kızlar Sarayı'na ait kalıntılar ile yamaçlarda yerden 20-25 m. yükseklikte düz bir duvar halinde kalker kayalara oyulmuş olan M.Ö.3. yüzyıla ait irili ufaklı 18 adet kaya mezarı bulunmaktadır.
Burmalı Minare Camii
Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Keyhüsrev zamanında Vezir Necmeddin Ferruh Bey ve kardeşi Haznedar Yusuf tarafından yaptırılmıştır. Birçok onarım ve restorasyon sonucu orijinal görünümünü kaybetmiştir. Kıble duvarlarına dikey uzanan üç nefli bir plana sahiptir. Selçuklu kümbeti ve burmalı minaresi caminin önemli özelliklerindendir
Gökmedrese Camii
1267 yılında Amasya Valisi Seyfettin Torumtay tarafından yaptırılmıştır. Cami; medrese ve mezar odası ile kapalı bir külliye şeklindedir. Yanında bulunan kümbet mavi renkte çinilerle süslendiğinden Gökmedrese adını almıştır. Sadece kesme taş mimarisi olgun oranları ve süslemeleri bakımından Anadolu'da eyvan biçimli portalı olan sayılı camilerdendir. Türbe, tuğla ve tek renkli koyu yeşil çinilerden meydana gelmiş zikzak motiflidir.
Gümüşlü Camii
Taceddin Mahmut Çelebi tarafından 1326 yılında yaptırılan cami Amasya'da bulunan ilk Osmanlı dönemi eseri olduğundan önem taşır. Kesme taştan yapılmış ve kare planlı olan cami kiremit örtülü ahşap kubbe ile kapatılmıştır. Son cemaat yeri ahşap direkler üzerinde ve üçgen alınlıklı bir çatı ile örtülüdür. Revak kemerleri yıkılmış kemer yastıkları ortadadır.
Bayezid Paşa Camii
Amasya Emiri Bayezid Paşa tarafından 1414 yılında yaptırılmıştır. Yapının planı, küçük birkaç ayrıntı dışında Bursa Yeşil Camiininkine benzemektedir. Arka arkaya iki kubbe, öndeki kubbenin yanlarında ikişer küçük kubbesi ile tipik bir zaviyeli camidir. Cephenin bazı yerleri mermer kaplamalıdır, oldukça süslemen' bir kubbesi bulunan abidevi bir son cemaat yerine sahiptir
Yörgüç Paşa Camii
Sultan II. Murat'ın vezirlerinden Atabey Abdullah'ın oğlu Yörgüç Paşa tarafından 1428 yılında yaptırılmıştır. Giriş kapısının üstünde geometrik motifler ve çiçek motifleriyle süslenmiş sağır pencerelerin altında bir kitabe yer almaktadır.
Sofular Camii
Sultan II. Bayezid döneminde, Beylerbeyi Abdullah Paşa tarafından 1502 yılında yaptırılmıştır. Camiyi yüksek kasnaklı bir kubbe örtmektedir. Caminin avlusunda bulunan Abdullah Paşa Türbesi, moloz taştan yapılmış olup, altıgen planlıdır.
 
Şirvanlı Azeriler Camii
Kafkasya'nın Karabağ ve Şirvan şehirlerinden gelerek Amasya'ya yerleşmiş göçmenlerden toplanan yardımlarla Şeyh Hacı Mahmut Efendi tarafından yaptırılmıştır
Fethiye Camii
Fethiye Mahallesi 'ndedir. Ruhi Tingiz Devlet Hastanesi'nin karşısında yer alan cami, ilk yapıldığı yıllarda kilise olarak inşa edilmiştir. Bizans İmparatoru Phocas'm (602-610) kızı Helena tarafından yaptırılmış olan Kilise, 1116 yılında Fetih Gazi tarafından camiye çevrilmiştir.
Haliliye Medresesi
Gümüşhacıköy ilçesi, Gümüş beldesi merkezinde bulunan eser, Çelebi Sultan Mehmet'in Beylerbeyi Halil Paşa tarafından 1413'te yaptırılmıştır. Kare planlı, kapalı avlulu bir medresedir.
Abide Hatun Camii
Merzifon ilçesi, Narmca köyünde bulunan cami, Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'nm annesi Abide Hatun tarafından 17. yüzyılın başında yaptırılmıştır. Ahşap üzerine kalem işi teknikle yapılmış uygulamaların güzel örneklerini görmek mümkündür
Sultan II. Bayezid Külliyesi
Sultan II. Bayezid adına, 1485-86 yılları arasında cami, medrese, imaret, türbe, şadırvan ve çeşmeden ibaret bir külliye olarak yapılmıştır. 15. yüzyılın son çeyreğinde yan mekânlı cami mimarisinin gelişmiş bir geçiş dönemi örneğidir. Cami beş kubbeli bir cemaat yeri ile geniş bir kemerle birbirine bağlanan arka arkaya iki kubbeli mekân ve buraya açılan yan mekânlardan ibarettir.

Doğu kısmındaki minaresi renkli taşlarla yivli, batı kısmındaki minare ise palmetlerle süslü olarak yapılmıştır. Batıda "U" plan şemasına sahip medrese mevcuttur. Doğudaki "L" plan şemail yapı imaret ve konuk evidir. Her iki minare hizasında bulunan yaşlı çınar ağaçlarının külliye ile yaşıt olduğu tahmin edilmektedir.
Halifet Gazi Kümbeti
1242 yılında Selçuklu Emirlerinden Halifet Alp İbni Tuli için yaptırılmıştır. Selçuklu türbeleri tarzında kare bir taban üzerine sekizgen planlı kule şeklinde yapılmıştır. Türbenin mekân kısmında bir sandı bulunur. Sandukanın güneye bakan kısmında kabartma olarak kıvrık boynuzlu birer koç kafa1 vardır. Bu iki koç kafasında iki tane kanat takıl melek başı görülmektedir. Türbe güney cephesi haricinde sade görünümlüdür.
Torumtay Türbesi
Amasya Valisi Seyfettin Torumtay'ın ölümü üzerine 1278 yılında yaptırılmıştır. Türbe içinde Seyfettin Torumtay'ın torunları ve çocukları vardır. Tamamı kesme taştan yapılmış olan türbenin güney cephesinin iki üst köşesi yüksek kabartma motifleriyle Selçuklu taş işçiliğinin özgün bir örneğidir
Kapı Ağa (Büyük Ağa) Medresesi
Sultan II. Bayezid'in Kapı Ağası Hüseyin Ağa tarafından 1488 yılında yaptırılmıştır. Ön Asya ve Selçuklu mezar anıtlarında görülen sekizgen plan şeması fonksiyon itibariyle ilk defa bu medresede tatbik edilmiştir. Her kenarda üçer adet yer alan ve tonozlu revakların gerisinde bulunan kubbeli odaların güney kenarında daha büyük ve yüksek bir kümbet ve örtülü mekâna yarım kubbelerin bağlanması ile meydana gelen "L" planlı bir dershane yapının esasını teşkil eder.

Duvarlarında üç sıra tuğla arasında moloz taş kullanılmış, giriş daha yüksek tutularak silmelerle yumuşatılmıştır. Avluda köşeli sade başlıklar, sütunlar üzerine oturtulmuş dengeli revak kemerleri ve duvar üzerindeki Bursa kemeri uygulaması iç mimariye cazibe kazandırmıştır. Dershane önündeki revak kubbesi iç orijinal mukarnas dolgu ile bezenmiştir.
 
Bimarhane (Darüşşifa)
İlhanlı döneminden günümüze ulaşan tek eserdir. İlhanlı Hükümdarı Sultan Mehmet Olcaytu ve hanımı Uduz Hatun adına Anber Bin Abdullah tarafından 1308-1309 yılında yaptırılmıştır. Yapının özellikle ön cephesi sanat bakımından çok değerlidir.

Anadolu Selçuklu mimarisinin orijinal sütun başlıkları olan geometrik yaprak tezyinatlı ve mukarnaslı sütun başlıkları kullanılmıştır. Türk üçgenlerinden meydana gelen ters dönmüş sütun başlıkları, Anadolu Selçuklu mimarisinde ilk defa bu yapının cephe kenarlarında denenmiştir. Bina kesme taşlardan örülmüş ve iki köşesine silindir şeklinde dayanaklar yaptırılmıştır. Sadece Amasya Bimarhanesi'ne mahsus bir özellik olarak kapı kilit taşında diz çökmüş vaziyette insan kabartması mevcuttur. Anadolu'da müzikle tedavi yapılan ilk hastane olarak bilinmektedir.
Ezine Han
Amasya-Tokat karayolunun 35. km. sinde bulunan Ezine pazar beldesindedir. Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubad'ın hanımı Mahperi Hatun tarafından yaptırılmıştır. İç kısmı kemerli üç bölümden oluşup, tonoz örtülüdür. Osmanlı döneminde onarım görmüştür.
Taşhan
Merzifon ilçesinde, 17. yüzyılda inşa edilmiş olan Taşhan, dikdörtgen planlı ve iki katlıdır. İç kısmı tamamen kesme taştan yapılmış olup, iki katı boyunca revakların gerisinde kubbeli odalar yer almaktadır.
Bedesten
Merzifon ilçesinde yer alan Bedesten, dikdörtgen planlı ve kubbeli olup dış cepheleri dükkanlarla çevrilidir.
Eski Hamam
Merzifon ilçesindedir. Kitabesine göre 1678 yılında  yaptırılmıştır. Uzunca bir dikdörtgen soyunmalık, bunun arkasında yer alan sekizgen planlı sıcaklık ve onun dört kenarındaki eyvan biçimli nişler ve köşe hücrelerinden meydana gelmektedir
Terziköy Kaplıcası
Amasya Terziköy Kaplıcası Turizm Merkezi, il merkezine bağlı Çivi köyü sınırları içinde, il merkezine 36 km. uzaklıkta yer almaktadır. Amasya Terziköy Kaplıcası'ndaki termal suyun sıcaklığı 37 °C 'dir.

Termal suyun mide asidini azaltıcı, safra akımını artırıcı, idrar söktürücü, kolesterin ve yağ asitleri seviyesini düşürücü, romatizmal, felçler, mide, bağırsak, sinir sistemi, safra kesesi, böbrek, kadın hastalıklarına iyi gelen etkileri gözlemlenmiştir. 54.000 m2'lik yeşil alan üzerine kurulu, tüm odalarında termal su bulunan işletmede 75 yataklı otel, 45 yataklı motel, gazino, lokanta, yüzme havuzlan, özel kabinler, alışveriş merkezi ve özel pansiyonları hizmet vermektedir.
Gözlek Kaplıcası
Amasya-Göynücek karayolunun 22. km. sinde bulunan 2 yıldızlı Gözlek Termal Tesisinin (256 22 22) su sıcaklığı 39.5 C° dir. Tesis bünyesinde kafeterya, lokanta kapalı yüzme havuzu, özel kabinler, Türk Hamamı, kür banyoları ile 17 oda 34 yataklı otel 4 adet de apart (toplam 42 yatak)ve piknik alanı bulunmaktadır
Hamamözü (Arkut Bey) Kaplıcası
İl merkezine 93 km. uzaklıkta Hamamözü ilçesinde bulunmaktadır. Yeni modern termal tesisler tamamlanmış olup hizmete sunulmuştur. Bunun yanında özel pansiyonlarda konaklama yapılabilmektedir.
Ilısu Kaplıcası
İl merkezine 62 km. uzaklıkta olup, Göynücek ilçesi Ilısu köyünde bulunmaktadır. Tesis ve konaklama imkânı yoktur. Romatizma, mide, bağırsak ve kadın hastalıklarına iyi gelmektedir.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #6 : 01 Nisan 2007, 14:11:11 »

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapResimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapResimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris YapResimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap[
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #7 : 01 Nisan 2007, 14:34:32 »

elmasını unutmuşum dimi  blush
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
By-MaNIaC
By-MaNIaC
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7.145
Konu Sayisi: 1113


WWW
« Yanıtla #8 : 20 Mayıs 2007, 19:29:06 »

IRMAK BOYLARINDA BİR ŞEHİR...AMASYA

Orta Karadeniz'de, Yeşilırmak vadisinde, Harşena Dağı eteklerine kurulan Amasya, 7 bin yıllık bir tarihi gecmişin izlerini taşır.Tarihi boyunca krallıklara başkentlik yapmış, bilim adamları, sanatkarlar, şairler yetiştirmiş, şehzadelerin eğitim gördüğü bir belde olmuştur AMASYA…

Kurtuluş savaşının başlangıç temelleri de Amasya'da atılmıştır. Amasya, tarihi ve kültürel zenginlikleri yanı sıra, özellikle Yeşilırmak kıyısına yapılmış Yalıboyu evleri ile dikkat çekmektedir.
Dünyanın en güzel Misket elması, kirazı, şeftalisi ve bamyasının üretildiği, tarih ve doğanın birlikte bulunduğu ilginç bir antik kent görmek istiyorsanız sıcakkanlı ve misafirperver insanıyla Amasya sizi bekliyor.

İlk yerleşimin MÖ. 5500 yıllarına kadar uzandığı belirlenen Amasya; Antik Çağdan günümüze kadar geçen zaman içerisinde Hitit, Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. 1.386 yılında Osmanlı topraklarına katılan Amasya, Osmanlı padişah ve şehzadelerinin gösterdikleri özel ilgi nedenleriyle "şehzadeler şehri" olarak da ün yapmıştır.

Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında da ön plana çıkmıştır. 19 Mayıs 1919'da Samsun'da başlayan Milli Mücadelenin ilk adımı, 12 Haziran 1919'da Mustafa Kemal'in Amasya'ya gelmesiyle devam etmiştir. Kurtuluş Mücadelesinin planları hazırlanmış, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin toplanmasına burada karar verilmiş, 22 Haziran 1919'da yayınlanan Amasya Tamimi ile "Milletin İstiklalini yine milletin azim ve kararının kurtaracağı" Amasya'da ilan edilmiştir.

Amasya, doğuda Tokat, güneyde Yozgat, batıda Çorum, kuzeyde Samsun İlleri ile çevrilidir. Yeşilırmağın Orta Karadeniz Dağları (Canik) arasında oluşturduğu vadi üzerinde kurulmuştur.Akdağ, Tavşan Dağı, İnegöl Dağı, Kocacık Tepesi, Kırklar Dağı, Ferhat Dağı önemli dağlarıdır. Sulama amaçlı gölet ve barajlar ile sulanan verimli ovalara sahiptir.

Borabay Gölü en önemli gölüdür. Yeşilırmak ve göletlerde yayın, *bu kelimeyi kullanmak yasak*, turna, levrek, pullu gibi balık türleri bulunmaktadır.İlde Karadeniz iklimi - kara iklimi arasında bir geçiş iklimi hüküm sürer. Yazları kara iklimi kadar kurak, Karadeniz iklimi kadar yağışlı değildir. Kışları ise Karadeniz iklimi kadar ılıman, kara iklimi kadar sert değildir.

Amasya’da gezilecek yerlerin başında gelen,Yalı boyu evleri dizisindeki en güzel konak olan Hazeranlar Konağı Osmanlı döneminin en zarif sivil mimari örneklerinden birisidir. Konak Defterdar Hasan Talat Efendi tarafından kız kardeşi Hazeran Hanım adına 1872 yılında yaptırılmıştır. Hatuniye Cami avlusu ile bağlantılıdır. Çift kanatlı selamlık kapısından alçak tavanlı bir mekana girilir. Dört köşede birer oda ve odaların arasında orta sofanın uzantıları eyvanlar yer alır. Batı eyvanlarını giriş kata bağlayan sade korkuluklu ahşap merdivenler işgal eder. Katlarda oturma ve yatak odaları, avlu, kahve odası, ocaklı oda, ebeveyn ve selamlık odaları ile hela sofa etrafında yer almaktadır.

Amasya Kalesi, Kral Kaya Mezarları, Aynalı Mağara (Kaya Mezarı), Ferhat Su Kanalı, Bimarhane (Darüşşifa), Sultan II. Bayezid Külliyesi, Haliliye Medresesi, Kapı Ağa Medresesi, Gök Medrese Cami, Burmalı Minare Cami, Sultan II. Bayezıt Külliyesi ve daha onlarca cami han ve hamamlar gezilip görülebilecek başlıca tarihi eserler arasında yer alır. Terziköy Kaplıcası, Yedi Kuğular Kuş Cenneti, Borabay Gölü, Baraklı Şelalesi görülmesi gereken doğal alanlardır.

Ne Yenir ? Amasya tarihi, köklü bir kültür düzeyi yanında ekolojik yapısı itibariyle zengin bir bitki örtüsüne, dolayısıyla da zengin mutfak kültürüne sahiptir. Yöreye özgün yemekler arasında, çatal çorba, cırıkda-cızlak (akıtma), helle çorbası, ekmekaşı (papara), kesme ibik çorbası, toyga çorbası, cilbir, bakla dolması, hengel (kıymasız mantı), pancar (pastırmalı), kabak kabuklu pilav, sirkeli ciğer, yuka tatlısı (yufka patlıcanlı pilav tatlısı), gömlek kadayıfı, halbur tatlısı, zerdali gallesi, vişneli ekmek (Amasya çöreği), sini su böreği (Amasya usulü) ve Yakasal böreği sayılabilir.

Yapmadan Ayrılma : Amasya Müzesinin Mumyalar bölümünü ve Hitit Tanrı Heykelini (Teşup) görmeden, Yeşilırmak Yalıboyu'nda Amasya Evlerini gezmeden,Kral Kaya Mezarlarını ziyaret etmeden,II. Bayezid Külliyesi, Bimarhaneyi gezmeden,Borabay gölünü görmeden,Amasya Misket elması yemeden...Dönmeyin
Moderatöre Bildir   Logged

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
By-MaNIaC Kimdir ?


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.misoyun.net

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.bymaniac.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.bymaniac.com/video

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.cixforum.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.heryerdesen.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.saglikliyasamadair.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.cmyomezunlari.com
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

CixFoRuM.CoM Etiketler
Amasya


 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 14.949
Mesaj: 172.391
Konu: 10.086
Son Üyemiz asi_girl
, CixFoRuM a Hosgeldin.
Videolar
Son 10 Cix Konu

-CF Köyü Gafesi

-şu anda hangi şarkıyı dinliyorsun

-içinden ne geçiyorsaydı...

-En Çok neye sinirleniyorsunuz???

-Sigara MoLası

-ŞİİRCE

-Buğulu cama ne Yazardın???

-KolBastı

-Üstteki İnsan Hakkında Düşünceleriniz?

-Soru - Cevap
Son Gönderilen Mesajlar
Toplist
MisOyun.NeT Saglikli Yasam Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
HeRYeRDeSeN.CoM Can Dirgen