CixFoRuM.CoM
21 Kasım 2008, 19:37:24 *
|Site Map | Site Map1 | Site Map2 | Site Map3
| Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML |Rss
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GoogleTagged Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1] 2   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Antalya  (Okunma Sayısı 2112 defa)
0 Üye ve 1 Tanrı Misafiri konuyu incelemekte.
selly
Yönetici
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« : 28 Mart 2007, 08:49:04 »



Antalya'nın Coğrafi Özellikleri
Nüfus : 1.719.251
Yüzölçümü : 20.723 km²
Komşu İller : İlin güneyinde Akdeniz, doğusunda İçel, Konya ve Karaman, kuzeyinde Isparta ve Burdur, batısında ise Muğla illeri vardır.

İl arazisinin ortalama olarak %77.8'i dağlık, %10.2'si ova, %12'si ise engebeli bir yapıya sahiptir. İl alanının 3/4'ünü kaplayan Torosların birçok tepesi 2500-3000 metreyi aşar. Batı'da ki Teke yöresinde geniş platolar ve havzalar yer alır. Çoğunlukla kireçtaşlarından oluşmuş bu dağlar ve platolar alanında, kireçtaşlarının erimesiyle oluşmuş mağaralar, düdenler, su çıkaranlar, dolinler, uvalalar ve daha geniş çukurluklar olan polyeler gibi büyüklü, küçüklü karst şekilleri çok yaygındır. İlin topoğrafik yönden gösterdiği değişkenlik gerek iklim, gerek tarımsal gerekse demografi ve yerleşme yönünden farklı ortamlar yaratmaktadır. Ayrı özellik gösteren bu alanları sahil ve yayla bölgesi olarak tanımlayabiliriz. Sahil kesimi ilçeleri; Merkez, Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Kale ve Kaş'tır. Denizden yüksekliği 5-44 m arasındadır. Yayla kesimi ilçeler ise; Gündoğmuş, Akseki, İbradı, Korkuteli ve Elmalı'dır. Bu ilçelerin denizden yüksekliği 900-1000 m arasındadır.

Antalya'nın Tarihi
Anadolu’nun güneybatı kıyısında bulunan Antalya, Akdeniz’in kuzey sahillerini kapsayan 36° 06’ ve 37° 27’ kuzey enlemleri ile 29° 14’ ve 32° 27’ doğu boylamları arasında kalan ve “Teke Yöresi” adı ile bilinen bölgenin merkezi durumundaki yerleşim alanıdır.


İlkçağlarda, Antalya sınırları içinde kalan bölge çeşitli alanlara ayrılmıştır. Buna göre Manavgat Çayı’nın doğusunda kalan bölgeye Kilikia; Manavgat, Beşkonak, Serik, Gebiz, Dağ bucağının bulunduğu yerlere Pisidia; Manavgat Çayı ile Boğa Çayı arasındaki dar uzun şeride Pamphylia; Boğa Çayı’ndan batıya doğru ve ilerisine de Lisya veya Lykia denilirdi.

Antalya’nın kuzeybatısında yer alan ve üç büyük bölmeden oluşan Karain Mağarası’nda yapılan araştırmalarda Paleolitik (Yontma Taş) Devre ait çakmaktaşı aletlere, hayvan, insan kalıntılarına rastlanmıştır. Aynı şekilde Antalya’nın 25 km. batısında keşfedilen Beldibi Mağarası’nda da Paleotik çağdan Neolitik çağa kadar olan dönemin özelliklerini gösteren Mezolitik çağın gerek çanak çömleksiz gerek çanak çömlekli dönemlerine ait buluntular ortaya çıkarılmıştır. Bu da Antalya ve çevresinin tarihin eski zamanlarını yaşadığını ve çok eski bir yerleşim alanı olarak köklü bir geçmişe sahip olduğunu bize göstermektedir.

Antalya ve çevresinde yaşayan en eski kavim “Solim”lerdi. Bölgenin Grek tarihi, Truva’nın düşüşünden sonra başıboş bir grubun Anadolu’nun güneyine inerek çoğunluğunun Pamphylia’ya, geri kalan kısmının da Kilikia’ya geçerek orada yerleştikleri MÖ. 1100 yılı civarında başlatılmaktadır.

Greklerden sonraki dönemle ilgili bilgiler oldukça az olduğundan bu yıllarda meydana gelen olaylar karanlıkta kalmaktadır. MÖ. 6. yüzyıldan sonra ise Lidya kralları, topraklarını Küçük Asya’nın batısına kadar genişletmişlerdir. MÖ. 546’da Pers Kralı Kyros tarafından bütün Lidya Krallığı ile birlikte Antalya ve çevresi de Persler’in eline geçmiştir. Pers Kralı I. Darius tarafından gerçekleştirilen satraplık bölüşümünde bu bölge, I. satraplığın içine alınmıştır. Ancak bölgedeki bu Pers hakimiyeti çok uzun sürmemiş ve MÖ. 469’da Atina’lı donanma komutanı Miltiades oğlu Kimon, Persleri yenilgiye uğratarak kendi hakimiyetini bölgede sağlamıştır. Eski topraklarını M.Ö. 386’da tekrar ele geçiren Persler’in bu ikinci egemenlik dönemi ancak Büyük İskender’in M.Ö. 334’de Küçük Asya’ya geçmesine kadar sürmüştür. Büyük İskender’in amacı, Küçük Asya’nın güney sahillerini Persler’e karşı bir deniz üssü olarak kullanmaktı. Antalya Bölgesi, M.Ö. 323’te Büyük İskender’in ölümü ile önce generallerinden Antigonos’un yönetimi altına girmiş sonra Selevkoslar’ın Asya Krallığı ile Ptolemaislar arasında sık sık el değiştiren bir bölge olmuştur.

Büyük İskender’in ölümünden sonraki karışıklıklardan ve el değiştirmelerden yararlanan ise Bergama Kralı II. Attalos (M.Ö. 159-138) olmuştur. Bu dönemde Pamphylia bölgesinin bir bölümünü ülkesine dahil etmiş olan II.Attalos, bu yerin stratejik önemini kavrayarak burada bir şehir ve deniz üssü kurulması emrini vermiştir. Sonuçta Antalya’nın Bergama Kralı II.Attalos tarafından kurulduğu “Attalia, Atalia, Satalia ve Adalya” adlarının da buradan geldiği belirtilmektedir.

Antalya, sahip olduğu elverişli yapısından dolayı diğer beldeler arasında hızla önem kazanmıştır. Ancak bir süre sonra Attalitler’in yaşadığı topraklar Roma İmparatorluğu’na geçince diğer kıyı bölgeler gibi burası da korsanların eline geçmiştir. M.Ö. 79’da İsauricus olarak tanınan konsül P. Servilius tarafından bu korsanların egemenliğine son verilmiş ve şehirde fiili olarak Roma hakimiyeti sağlanmıştır. Şehrin Roma eyaletleri arasına katılması ise Claudius zamanında M.S. 43’de gerçekleşmiştir.

Bizans hakimiyetindeki Antalya, bir süre sonra Türk ve İslam devletlerinin de dikkatini çekmiştir. Şehir, el-Avâsım bölgesinin valisi olan Ebu Suleym Ferec el-Hâdim et-Türkî’nin sevk ve idaresi ile ilk defa M. 790 senesinde feth edilmiştir. Bu fetihden sonra bölge sık sık Türk ve İslam orduları ile Bizans orduları arasında el değiştirmiştir. Nitekim bir süre sonra Bizans’ın eline geçen bölge, Halife Mu'tasım döneminde (M. 813-833) Türk komutanı Afşin tarafından karadan feth edilmiştir. Tekrar Bizans’ın eline geçen Antalya üçüncü defa Halife Mütevekkil’in amirali Türk asıllıFazl b. Karin tarafından ele geçirilmiştir.

Türkiye Selçukluları, Sultan I. Kılıç Arslan’ın 1107 yılında ani ölümü sonrasında onun oğulları arasında başlayan taht kavgaları ile bir süre sarsıntı geçirmiş ise de iktidarı elde eden Sultan I. Mesut (1116-1155), kendi devrinde devletin kuruluşunu tamamlayarak Anadolu’ya hakim büyük bir güç haline gelmiştir. Yine Sultan I. Mesut, Antalya’ya karşı Selçuklular’ın ilk ciddi girişimlerini başlatan hükümdar olarak bilinmektedir. Selçuklu orduları, İmparator Ioannes Komnenos’in Niksar kuşatmasından bir sonuç alamamasından sonra 1141 yılında Uluborlu Kalesi’ni ikinci kez kuşatmış ve Türk akıncıları Antalya civarına kadar gelmişlerdir. 1150’de Sultan Mesut ve oğlu Kılıç Arslan tarafından Antalya’ya seferler düzenlenmiş, 1182’de de Sultan II. Kılıç Arslan şehri uzun bir süre kuşatmasına rağmen bir sonuç alamamıştır. Ancak bu devamlı gelişmeler Antalya’yı çok defa Selçuklular’a vergi vermek zorunda bırakmıştır. Bunun yanında I. Gıyaseddin Keyhüsrev, Avrupa ve Mısır’dan gelen ticaret mallarının Antalya Limanı’nın önemi daha da artırdığını görerek şehrin fethinden önce orada da Samsun’da olduğu gibi bir Türk ve Müslüman tüccar kolonisi oluşturmuştur.

Latinler’in İstanbul’u işgalinden (1204) sonra ise Antalya’nın idaresi Aldo Brandini adında bir İtalyan’ın eline geçmiştir. Ticari öneminden dolayı Antalya ile ilgilenen bir diğer taraf ise Kıbrıs Krallığı idi. Bu nedenle Antalya’da hakimiyet kuran Aldo Brandini’yi Kıbrıs Kralı, bir tâbii olarak Gautier de Monbeliard’ın komutasında gönderdiği askeri bir kuvvet ile korumaktaydı. Bu gelişmeler limanın ve ticaret yollarının emniyetini bozmuş, şehirde oturan, Mısır ve Avrupa’dan gelen tüccarlar soyulmuştur.

Antalya’daki karışıklıkların devam ettiği sıralarda Müslüman tüccarlar da zarara uğramaktaydı. Nitekim Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev saltanat tahtında yargı işlerine bakarken bir grup tüccar huzuruna çıkarak Antalya’da iken uğradıkları zararları anlatmışlardır. Bunun üzerine sultan etrafa fermanlar göndererek kısa sürede ordusunu hazırlamış ve 1206 yazında Konya’dan batıya doğru harekete geçmiştir. Şehir kuşatıldıktan sonra özellikle daha önce Kıbrıs’tan gelen kuvvetler sayesinde bir süre direniş gösterilmiştir. Ancak Sultan Gıyaseddin Keyhüsrev’in şehri uzaktan takibe alarak zayıflatması ve şehirdeki durumdan şikayetçi olan Rumlar’ın kendisine yardım edeceklerini bildirmesi üzerine tekrar saldırıya geçen sultan şehri 5 Mart 1207’de fethetmiştir. Fethin altıncı gününde Sultan, Antalya valiliğini ve subaşılığını Emir Mübârizedin Er-Tokuş’a vermiştir. Sultanın Antalya’da bulunduğu sırada kale duvarları tamir edilmiş, ambarlar ve silah depoları her türlü erzak ve silahlarla doldurulmuştur.

Ancak 1207’de mağlup ve esir edilmişken serbest bırakılan Gautier de Monbeliard, tekrar Kıbrıs’dan gelerek yerli Hristiyan halk ile birleşip isyan etmiş ve muhafızları öldürerek şehre hakim olmuştur (1215). Bunun üzerine yeni tahta çıkmış olan Selçuklu Sultanı I. İzzeddîn Keykâvus hemen harekete geçmiş ve bir ay süren kuşatmadan sonra 22 Ocak 1216 tarihinde şehri geri almıştır. Şehrin sûrlarındaki kitabelerde bu fetih “Şehir Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından fethedilmişti. Fakat şehid olarak ölümünden sonra beldenin halkı isyan etti ve orada eskisi gibi şirk kaim oldu. Keykâvus sayısız askerleriyle 612 yılı Ramazanın ilk günü başlıyarak şehri karadan ve denizden bu ayın sonuna kadar muhasara etti.Her tarafına mancınıklar yerleştirdi.Allah yardım etti ve gece-gündüz cihâddan sonra Allah kelimesi galip gelerek şehir fethedildi” şeklinde özetlenmiştir. Böylece Türkiye Selçukluları güneyde önemli bir ticaret limanı ve şehrine sahip oldular. Sonra Antalya Selçuklu Sultanları’nın kışlak merkezi haline gelmiştir. Antalya’nın fethi ile Türkler Akdeniz yolunu açmış ve bu şehri Avrupa ve Mısır ile yapılan ticaretin merkezi, Selçuklu donanmasının da üssü haline getirmişlerdir. Ona “Dârü’s-sugur”(Serhad şehri) ve “Dârü’l-İzz”(Onurlu belde) lakaplarını vermişler, kendileri de “El Bahreyn” unvanını kullanmışlardır.

Fetihten sonra güvenliğin sağlanması amacıyla Antalya ikiye bölünmüştür. Bir iç sûr yapılarak Hıristiyanlar şehrin doğusuna, Müslümanlar batısına yerleştirilmiştir. Daha sonra da şehirdeki imar faaliyetleri hızla sürmüştür.

I. Alâeddin Keykubad, Akdeniz’de Antalya’nın yanında ikinci bir ticaret limanı ile askeri bir üs elde etmek amacıyla Rumların Kalonoros, Avrupalılar’ın Candelore, Kandolor (Keloyorus, Köragezyom) dedikleri Kyr Vart adında bir Rum’un hakim olduğu beldeyi fethetmeye karar vermiş ve Antalya Subaşısı Mübârizeddin Er-Tokuş komutasındaki donanma ile birlikte iki ay süre ile kuşatmıştır. Sonuçta, Mübârizeddin Er-Tokuş’un beldeyi ele geçirmesine çok memnun olan Keykubad, kaleyi teslim almak ve Kyr Vart’ın kızı ile evlenmek karşılığında O’na Akşehir Beğliği’ni ve birkaç köyün mülkiyetini vererek bu beldeye sahip olmuştur (1223). Belde birkaç yıl içinde yeniden inşa edilerek sultanın adına izâfeten “Alâiyye” adını almıştır (1226). Daha sonra burada bir tersane kurularak donanma oluşturulmuştur.

Türkiye Selçuklu Devleti, I. Alâeddin Keykubad’ın saltanatının son yıllarında itibaren başlamış olan Moğol baskısına dayanamayarak XIV. yüzyıl başlarında beyliklere ayrılarak parçalanmıştır. Selçuklular zamanında Antalya Bölgesi’ne Teke Türkmenleri yerleşmişti. XIII. yüzyılın sonlarında Hamidoğulları Beyliği kurulduktan sonra Dündar Bey, beyliğinin sınırlarını genişleterek Gölhisar’ı, Korkuteli’ni ve Antalya’yı ele geçirmiş, kardeşi Yunus Bey’i de buraya tayin etmiştir. Yunus Bey’den sonra Antalya’ya oğlu Mahmud Bey gelirken diğer oğlu Sinanüddin Calis olarak bilinen Hızır Bey de Korkuteli’ne gelmiştir. Böylece Hamidoğulları’nın Teke (Antalya) kolu ortaya çıkmıştır. Bölgedeki Hamidoğulları hakimiyeti, daha sonraları Antalya’ya sahip olan Mehmed Bey’in Kıbrıslı Latinler ile amansız bir mücadeleye girmesine kadar devam etmiştir. Mehmet Bey, 1361 yılında Kıbrıs Kralı Petro’nunişgaline uğramış olan Antalya’yı on bir yıl sonra 1373’de geri almayı başarmıştır. O’nun Antalya emirliğinin süresi belli değildir. 1377 yılından sonra ölen Mehmet Bey’den sonra Osman Bey emir olmuştur.

Antalya, 1389 veya 1393’de Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt tarafından fethedilmiştir. Yıldırım Beyazıt, Antalya ve Teke-eli’ni aldıktan sonra buraları oğlu İsa Çelebi’ye sancak olarak vermiştir.

Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt’ın, 1402 Ankara Savaşı’nda Timur’a yenilmesi üzerine Timur’a bağlılığını bildiren Osman Çelebi Bey, Antalya hariç olmak üzere beyliği ele geçirerek Korkuteli’ni kendisine merkez yapmıştır. Ocak 1423’de, yeni Osmanlı Padişahı II. Murad’ın iç karışıklıklarla meşgul olmasını fırsat bilen Osman Çelebi Bey, Karamanoğlu II. Mehmet ile birleşerek Antalya’yı geri almak istemiştir. Durumu öğrenen Teke-Karahisarı’nda subaşı olan Firuz Bey oğlu Hamza Bey Antalya’ya gelerek halkla görüşmüş ve bunların birleşmelerine engel olarak, Korkuteli’ne ani bir gece baskını yapmıştır. Osman Çelebi’yi öldürerek maiyetindeki Türkmenleri dağıtma neticesinde 110 sene iktidarda kalan ve 1301’de 1423’e kadar merkezi Korkuteli olan Teke-oğulları Beyliği sona ermiştir.

Osmanlı döneminde Antalya son bir defa daha yabancı saldırısına maruz kalmıştır. Uzun Hasan ile yaptıkları ittifak sonucunda Haçlı donanması, 1472’de Antalya önlerine gelerek burayı kuşatmış ve şehri tahrip etmişler ancak surlar aşılamadığından geri dönmek zorunda kalmışlardır.

Osmanlı Devleti’nin idare sistemine göre, Teke Sancağı’nın merkezi durumunda olan Antalya, Anadolu Eyaleti’ne bağlanmıştır.

Osmanlı hakimiyeti döneminde Teke-eli adlı sancağın merkezi olan Antalya’da Osmanlı hanedanına mensup şehzadeler de idareci olarak bulunmuşlardır. Nitekim Yıldırım Beyazıt’ın oğlu İsa Çelebi Teke-eli’nde bulunmuştu. Bunun yanında II. Beyazıt’ın oğlu Korkut, Teke Sancağı Bey’i olarak 1502’den 1509’a kadar Antalya’da kalmış ve saltanat mücadelesini buradan sürdürmüştür.

Kıbrıs’ın fethine çalışılırken de asker sevkiyatı sebebiyle Antalya Limanı’nı Kaptan-ı Derya Piyale Paşa ve Lala Mustafa Paşa kontrol etmişlerdir. Fetihden sonra ise Osmanlılar’a karşı direnen Kıbrıslı Hristiyanlar’ın üç yüz kadarı adadan sürülerek Antalya’ya yerleştirilmişlerdir.

XVII. yüzyılın ortalarında imparatorluğun içinde bulunduğu karışık durumdan yararlanmak isteyen ve Abaza Hasan Paşa İsyanı’nı fırsat bilen Körbey Mustafa Paşa’nın İsyanı Antalya şehrini de etkisi altına almıştır. İsyanı bastırmak üzere Antalya’ya karadan ve denizden kuvvetler sevkedildi. Sonuçta Körbey Mustafa’nın Antalya halkı tarafından devlet görevlilerine teslim edilmesiyle isyan bastırılmış oldu (1659).

Bundan sonra XIX. yüzyıla kadar şehirde önemli bir gelişme yaşanmamıştır. Ancak Tanzimat döneminin açılmasıyla birlikte devlet içerisinde pek çok idarî ve malî düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir. İdari düzenlemeler sonucunda Karaman Vilayeti’ne bağlanan Teke Sancağı, 1864 tarihli Vilayet Nizamnamesi’ne göre de Konya Vilayeti’ne bağlanmıştır. Merkezi Antalya olan Teke Sancağı, bu haliyle Antalya, Elmalu, Akseki, Alaiye ve Kızılkaya olmak üzere beş kazaya ayrılmıştır. XIX. yüzyılın sonlarına gelindiğinde ise Teke Sancağı’nın 5 kazası, 11 nahiyesi, 549 köyü bulunmaktaydı. Teke Sancağı, 1914 yılında ise bağımsız bir mutasarrıflık olmuştur.                                                                                         

Bağımsız Teke Mutasarrıflığı başta olmak üzere hemen hemen bütün Akdeniz Bölgesi, İtilaf devletlerinin I. Dünya Savaşı sırasında imzaladığı gizli antlaşmalarla İtalya’ya verilmişti. Nitekim savaş sonucunda imzalanan 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi, İtalyanlar için aranan fırsatı vermiştir. Hemen harekete geçen İtalya, 28 Mart 1919’da Antalya’yı işgal etmiştir. İşgalin ardından İtilaf devletlerine karşı protesto telgrafları çekmeye başlayan Antalya halkı, bir de Antalya Müdafaa-i Heyet-i Milliye Cemiyeti kurmuştur. Bu cemiyetin yoğun çalışmaları ve kendisine bağlı idari merkezlerde açtığı şubeler, Sivas Kongresi kararları uyarınca Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ne bağlanmıştır. Bundan sonra Antalya halkı bu çatı altında bölgenin kurtuluşu için çalışacaktır.

Antalya ve çevresi gizli antlaşmalarla İtalya’ya verilmiş olmakla birlikte, İzmir ve çevresi de İtalya’dan habersiz Yunanistan’a taksim edilmişti. İşte bunu öğrenen İtalya, artık müttefiklerine karşı daha tedbirli olacaktır ve kırgınlığı günden güne büyüyecektir. Nitekim 1921’den sonra genel politikasını değiştiren İtalya, ilk olarak 31 Mayıs 1921’de şehri boşaltma kararı almış, 2 Haziran 1921’de de Antalya üzerindeki emellerinden vazgeçtiğini bildirmiştir. 5 Temmuz 1921 tarihinde ise İtalyanlar artık Antalya ve çevresini boşaltmıştı. 

Antalya’nın işgalden kurtulmasının ardından ülkedeki tüm işgal hareketleri de bir bir sona erdirilmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulmuştur.

Cumhuriyetin ilanından bir yıl sonra yani 20 Nisan 1924’de kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ndeki idari taksimatta bazı düzenlemeler yapılmıştır. Yeni düzenlemede Müstakil Teke Mutasarrıflığı, Antalya Vilayeti haline getirilmiştir. Bundan sonra Antalya’nın kendisine bağlı köy, nahiye ve kaza sayıları giderek artmaya başlamıştır.
Kurulan yeni devletin önderi Mustafa Kemal Paşa, özellikle cumhuriyetin ilanından sonra her fırsatta ülkenin çeşitli noktalarına geziler yapmıştır. Mustafa Kemal Paşa, Antalya’ya ilk kez 6 Mart 1930 tarihinde gelmiştir ve burada 6 gün kalan önder, “Hiç şüphesiz, Antalya dünyanın en güzel beldesidir” sözüyle, bu toprakların güzelliklerini tüm dünyaya ilan etmiştir. 
« Son Düzenleme: 26 Haziran 2007, 12:20:10 Gönderen: By-MaNIaC » Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #1 : 28 Mart 2007, 08:51:16 »

Antalya'nın İklimi
Antalya ili iklimi genel olarak Akdeniz iklimine girmektedir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak ifade edilen iklim tipi diğer bir değişle " Mutedil Deniz ve Sıcak Deniz İklim Sınıfı " na girer, daha iç kesimlerde ise "Soğuk Yarı-Kara İklim" tipi görülmektedir.


Yazın ortalama sıcaklık 28-36 derece arasındadır. Öğle saatlerinde termometrenin 40 derecenin üzerine kadar çıktığı görülür. Ocak ayında ise sıcaklık ortalama 10-20 derece arasında değişir. İle kar düşmez. Don hemen hemen hiç olmaz. Yağış olmadığı günler hava açık ve güneşlidir.

İlde yıllık ortalama nispi nem %64 civarındadır.

Antalya’nın kıyı bölgesinde yazlar hem uzun hem de sıcaktır. Kışlar bile ılığa yakın serinlikte geçer. Yazın hiç görülmeyen yağmur, Aralık, Ocak ayları ile çok nadir olarak ilk ve sonbahar aylarında sağanak halinde yağar.

Yılın ancak 40-50 günü kapalı ve yağışlıdır. Antalya, yılda ortalama 300 güneşli günü, 18.7 derece yıllık sıcaklık ortalaması ile yılın 12 ayı turizm hareketlerine açık, ender bölgelerden birisidir. Yılın en az dokuz ayı denize girilebilir.


Antalya'nın Kent Kültürü
Antalya halk kültürünün belirleyici unsuru yörenin Yörük yerleşimidir. Antalya halkının çoğunluğunu oluşturan Yörükler (konar-göçer) büyük oranda toprağa yerleşmişlerdir.


Konar-göçer yaşamın oluşturduğu kültürel etki Antalya'nın sosyokültürel yapısına da etkili olmuştur. Daha 20-25 yıl öncesine kadar yazın yaylaya, kışın sahile inen ve hayvancılıkla geçinen Yörükler, bugün hayvancılığı bırakmış olmalarına karşın, yaylacılık kültürünü modern araçlarla yaşatmaya çalışmaktadırlar. Artık ekonomiyi belirleyen hayvancılığın yerini, tarım, ziraat ve seracılık almış durumdadır. Kent içerisinde de çağdaş ekonomik uğraşıların yer aldığı bir ekonomik ve sosyal yaşam içerisinde geçmiş kültürün izlerini  bulmak neredeyse   imkansızlaşmaktadır.

 

Yörük yaşamının etkisinin yanı sıra, geçmiş kültürlerin etkisini de kent yaşamında yadsımamak gerekir. Çünkü kent geleneğinin oluşmasında önemli unsurlardandır. Uygarlıklar üzerinde uygarlıklar kurulan bu yerleşimin, kentin asırlardır gelişen mimarisinin, antik yerleşim yerlerinin ve günümüze bıraktığı kültürel yapıların, bugünkü kent yaşamına, halkın kültürel ve sosyal gelişimine önemli etkileri olmuştur, olmaya da devam etmektedir.

 

Toplumsal yapının şekillenmesinde bir diğer unsur da, muhacir (göçmen) olarak gelip kent içerisine ve civarına yerleştirilen topluluklardır. Bu topluluklar geçmişte Balkan ve Girit göçmenleri olurken bugün de hızlı iç göç alan kentlerimizden olan Antalya'da, toplumsal yapı da hızlı bir değişimsürecindedir. Son 20-30 yılın ekonomik gelişmeleri, turizme açılması, dünya kenti adayı olması, köyden kente göçü hızlandırdığı gibi kültürel yaşamda da çok etkin bir değişim sürecinin yaşandığı gözlenmektedir. Ülkemiz sorunlarına paralel hızlanan iç göç, kentin kültürel, sosyal, toplumsal yapısında önemli değişikliklerin olmasını gerektirmektedir. Ama yine de geleneksel yapı korunmakta, aile yaşamı, toplum düzeni, yaşamdaki uygulama ve pratikler geleneklere bağlı olarak devam ettirilmektedir.

Kent Gezisi ve Turizm Fırsatları


Taş Devri'nden Yunan efsanelerine, İskender'den Roma İmparatorluğu'na, Anadolu Selçukluları'ndan Bizanslılar'a, Moğollar'dan Osmanlılar'a, Kurtuluş Savaşı'nın ateşinden Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar dünyanın en eski maceralarına ev sahipliği ederek yaşayan Antalya, Akdeniz' in görkemli arkeolojik kentler zinciri ve doğa destanıdır...

Turizm dünyasında "Türk Rivierası" olarak ünlenmiştir. Günümüzde modern, hızlı kitle ulaşım araçlarının yardımı ile uluslararası turizm hareketleri "Kitle Turizmi"ne dönüşmüştür.

Bu anlamda Antalya Türkiye'nin öncelikli kitle turizm çekim merkezidir. Antalya ve çevresinde oluşturulan bütün turizm projelerinin temel amacı kitle turizmi hedefine yöneliktir (Güney Antalya Turizm Gelişim Projesi, Belek Projesi, Side Manavgat Projesi vb.).

Antalya, yılda ortalama 300 güneşli günü, 18.7 derece  yıllık sıcaklık ortalaması ile yılın 12 ayı turizm hareketlerine açık, ender bölgelerden birisidir.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #2 : 28 Mart 2007, 08:55:43 »

Kent Profili
Bir kenti tanıtmaya onun tarihi özellikleri ile başlanabilir. Ya da coğrafi ve idari konumu ilk planda ele alınabilir. Fakat Antalya gibi çok yönlü özelliklere sahip bir kent için tanıtmaya nereden başlanması gerektiğine karar vermek her zaman kolay olmamaktadır. Antalya ve çevresinin, insanı en çok etkileyen özelliği olan doğası ile başlamak uygun olur.


Çünkü Antalya ve çevresinin doğal güzellikleri herkesi büyülemektedir. Mavi ve yeşil ile bunların ara tonları egemendir doğaya. Bu renkler birbirleri ile o kadar güzel bir uyum gösterirler ki, azınlıkta kalan diğer renklerin varlığı bile algılanmayabilir.

Antalya kenti, Akdeniz kıyısında kendi adını taşıyan körfezde, denizden 39 m. yükseklikteki "Falez" adı verilen kayalıklar üzerine kuruludur. Deniz kıyısı ile yükseklikleri 3086 m.'ye kadar ulaşan Toros Dağları arasında farklı büyüklükteki ovalar, Antalya ve çevresinin ilk göze çarpan görüntüleridir. Kara ile deniz, kilometrelerce uzanan plajlarla, ya da sarp kayalıklarla birbirine kavuşur. Toros Dağları arasında kendine özgü, uçurumlar ve özellikle kıyıya yakın kesimlerde mağaralar ayrı bir özellik katar bu bölgeye.

Toroslar'ın güneyindeki kaynaklardan çıkan çok sayıda irili ufaklı akarsu, ovalara bereket akıtarak Akdeniz' e ulaşır. Tamamı berrak ve temiz olan bu sular, geçtikleri yerlerde ve denize dökülürken eşine ender rastlanır güzellikte çağlayanlar oluştururlar. Antalya doğa bitki örtüsü yönünden çok zengindir. Kıyı şeridinde her türlü tropikal bitki görülebilir. Yer yer dev boyutlara ulaşan kaktüs türleri Antalya'ya ilk gelenlerin hemen dikkatini çeker. Kıyıdan uzaklaşılıp Toroslar'ın eteklerine gelindiğinde, Akdeniz ülkelerine özgü maki bitki örtüsü egemenliği görülür. Her tür meşe ve çam ağaçlarının oluşturduğu sağlıklı ve gür ormanlar makileri izler. Ova bölgelerinde, pamuk ve susam tarlaları, portakal, limon ve muz bahçeleri ayrı bir güzellik oluşturur. İlkbahar, yaz, sonbahar ve kış gibi dört mevsim sadece takvimlerde geçerlidir Antalya'da. Çünkü kış mevsimi yaşanmaz burada. Öyle ki, 1985 Şubatında 60 yılda bir de olsa görülen kar ve dolu yağışı, haber niteliğinde bir olay olmuştur. Yaz ayları sıcak ve kurak geçer. Diğer aylarda yağışlı ve ılık bir iklim egemendir. Yıllık ortalama ısı 18,7 derecedir. Yılda ortalama 309,5 gün yağış olmaz. Isının sıfır derecenin altına düştüğü enderdir. Son 40 yıllık gözlemlere göre en yüksek ısı 44,6 derece olmuştur. Nisbi nem ortalaması % 64 olan Antalya'da deniz suyu ısısı ortalaması, ocak ayında 17,6 derece, nisanda 18,0 derece, ağustosta 27,7 derece ve ekimde 24,5 derecedir.

1980'lerde göç veren konumundayken, 1990'dan başlayarak kent göç almaya başlamış ve 1990-2000 döneminde kentin nüfusu yüzde 55, araç sayısı yüzde 300, bina sayısı ise yüzde 183 oranında artış göstermiştir. 2005 yılında açıklanan verilere göre nüfusu en fazla artan il olan Antalya'da 2 milyonu aşkın insan yaşamaktadır. Ancak, nüfusu artmasına rağmen, Antalya'nın hala Türkiye'ye verdiğini aynı ölçüde aldığı söylenemez. Bunun en önemli iki sebebi, vergi gelirlerinde ciddi bir kaybın olması ve kente ayrılan ödeneğin Antalya'ya tabelada yazılı olan nüfusa göre ödenek ayrılnasıdır.

Türkiye'nin turizm başkenti konumundaki Antalya'ya gelen turist sayısına baktığımızda 1990-2000 döneminde yüzde 400'lük artışlar yakalandığını görüyoruz. 1994-2004'ü kapsayan 10 yıllık süreçte de artışın yüzde 600'e ulaştığı görülüyor. 2004 yılında tam 6.5 milyon turisti
ağırlayan kent, ülke ekonomisine 5.5 milyar dolar döviz girdisi sağladı.

Tarımdaki etkinlik yönünden de  Antalya'nın dayanılmaz bir ağırlığı bulunmaktadır.İl nüfusunun yaklaşık %45'inin kırsal kesimde yaşadığı ve tarımsal üretimle uğraştığı Antalya'da tarımsal üretim; kalite, verim ve çeşitlilik açısından zengin bir yapıya sahiptir. İlin sahip olduğu ekolojik, topografik ve sosyal-ekonomik koşulların uygunluğu nedeniyle çok sayıda bitkisel ve hayvansal ürün yetiştirilmesine imkan tanıyan polikültür tarım yapılmaktadır.
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
selly
Yönetici
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #3 : 28 Mart 2007, 09:12:12 »

antalyaya ait iki resim şimdilik
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
HoT_CorPse
Efsane
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.493
Konu Sayisi: 233

Life is ours, we live it our way


« Yanıtla #4 : 29 Mart 2007, 22:37:43 »

ne güzel memleket gözümde tütüyor vala
Moderatöre Bildir   Logged

İNSANLARİN HAYALLERİ HAYALLERİN İSE YASAM ADİNA GÜÇLERİ VARDİR...

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
PENTEGRAM--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
LİNKİN PARK--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
RAMMSİTEİN--FAN CLUB




Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
DİNGİLDAT BAKİM
MeRiH
Sılver Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 187
Konu Sayisi: 5

krallar iz bırakır soytarılar kıskanır


« Yanıtla #5 : 29 Mart 2007, 22:43:13 »

güzeldir memleketim
Moderatöre Bildir   Logged

(!)
Kıyamet Olsada Kopsak
(!)
By-MaNIaC
By-MaNIaC
*
Online Online

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7.145
Konu Sayisi: 1113


WWW
« Yanıtla #6 : 29 Mart 2007, 22:51:55 »

ne güzel memleket gözümde tütüyor vala

sen izmirli değilmisin olm

güzeldir memleketim
merih sen burdur da değilmiydin icon_yokcanim
Moderatöre Bildir   Logged

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
By-MaNIaC Kimdir ?


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.misoyun.net

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.bymaniac.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.bymaniac.com/video

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.cixforum.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.heryerdesen.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.saglikliyasamadair.com

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
www.cmyomezunlari.com
HoT_CorPse
Efsane
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.493
Konu Sayisi: 233

Life is ours, we live it our way


« Yanıtla #7 : 29 Mart 2007, 23:10:36 »

ne güzel memleket gözümde tütüyor vala

sen izmirli değilmisin olm

değilim nan antalyaliyimben ne izmiri orasi neresi bunepeki icon_katildim
Moderatöre Bildir   Logged

İNSANLARİN HAYALLERİ HAYALLERİN İSE YASAM ADİNA GÜÇLERİ VARDİR...

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
PENTEGRAM--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
LİNKİN PARK--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
RAMMSİTEİN--FAN CLUB




Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
DİNGİLDAT BAKİM
uSLaNMaZ
Sılver Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 137
Konu Sayisi: 13


« Yanıtla #8 : 09 Nisan 2007, 23:14:58 »

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Moderatöre Bildir   Logged

Gittin...
Bir okyanusun ortasında
Tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...
sensizlik_81
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #9 : 09 Nisan 2007, 23:23:07 »

Ankara, İstanbul, İzmir'e gittim ...

antalya'yı gezmek isterim...

Moderatöre Bildir   Logged
selly
Yönetici
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #10 : 09 Nisan 2007, 23:24:30 »

bende gitmek isterim antlyayı

bu arada uslanmaz resimler için teşekkürler
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
uSLaNMaZ
Sılver Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 137
Konu Sayisi: 13


« Yanıtla #11 : 09 Nisan 2007, 23:26:08 »

bişey değil ama yanlış yaptım yaa yeni başlık açacaktım bura koymuşum..olsun, bi katkımda burada oldu :)
Moderatöre Bildir   Logged

Gittin...
Bir okyanusun ortasında
Tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...
kirazee
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #12 : 18 Haziran 2007, 22:17:44 »

deniz-güneş-yayla 
işte memleketim ANTALYA
Moderatöre Bildir   Logged
HoT_CorPse
Efsane
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.493
Konu Sayisi: 233

Life is ours, we live it our way


« Yanıtla #13 : 18 Haziran 2007, 22:43:38 »

e güzel memleketmişte biz bi güzelliğini göremedik yimaa

cok sicak ya vala erzurum gibisi yok bence icon_katildim
Moderatöre Bildir   Logged

İNSANLARİN HAYALLERİ HAYALLERİN İSE YASAM ADİNA GÜÇLERİ VARDİR...

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
PENTEGRAM--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
LİNKİN PARK--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
RAMMSİTEİN--FAN CLUB




Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
DİNGİLDAT BAKİM
HoT_CorPse
Efsane
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3.493
Konu Sayisi: 233

Life is ours, we live it our way


« Yanıtla #14 : 20 Haziran 2007, 22:07:57 »

öyle ya körüz biz göremeyiz neyse dediğin doğru her yer gibi herkeste ayni ne farki var İNSAN in insan dan değilmi hh
Moderatöre Bildir   Logged

İNSANLARİN HAYALLERİ HAYALLERİN İSE YASAM ADİNA GÜÇLERİ VARDİR...

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
PENTEGRAM--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
LİNKİN PARK--FAN CLUB


Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
RAMMSİTEİN--FAN CLUB




Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
DİNGİLDAT BAKİM
FiScHTiK
Profesyonel
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.837
Konu Sayisi: 5


« Yanıtla #15 : 26 Haziran 2007, 12:14:25 »

antalya cok güsel ya bide cok sicak   dondurmaa
Moderatöre Bildir   Logged

SöYLeDiKLERiMDen CoK SaKLadiKLaRiMDa SaKLiYiM...Ve GizLeDiKLErimDe GizLiyiM.. BeNi ANLaMaK icin;KoNuSTuKLaRiMDaN cOk SuSTuKLaRiMA KuLaK VEriN..

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
CiX GaLaTaSaRaYLıLaR

.
selly
Yönetici
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8.270
Konu Sayisi: 330

sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum


« Yanıtla #16 : 07 Temmuz 2007, 13:31:05 »

önümüzdeki yaz inşallah bende göreceğim antalyayı belkide oraya yerleşicem  yastık savaşı
Moderatöre Bildir   Logged

Ya doğru zaman yanlış insanı çıkartıyor karşına 
Ya da yanlış zaman doğru insanın kaybına neden oluyor
ya zamana yeniliyorsun ya kişiye...


....


Gucluk kolaylikla beraberdir, kendine gel, umidi birakma! Akilli insan bilir ki, olumun arkasinda bile daha guclu bir hayat beklemektedir.   MEVLANA

aşk yeniden mi çıkmaza giriyor... 
burcux_07
Gold Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 455
Konu Sayisi: 36


« Yanıtla #17 : 07 Eylül 2007, 11:09:37 »

selly çok güzel tanıtmışsın memleketimi çok teşekkür ederim rep veriyorum icon_tebrik
Moderatöre Bildir   Logged

taklitlerimden sakının icon_razz
the wall
Profesyonel
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.503
Konu Sayisi: 22

mühim olan MERHABA ve ELVEDA arasında yaşananlardı


« Yanıtla #18 : 07 Eylül 2007, 11:20:24 »

şaka maka bende özledim ya

kolay deil yıllarım geçti bu şehirde hayallerim özlemlerim

aşık olduğum ilk yer

hayatımı kazandığım ilk yer

ve mesleğimi öğrendiğim tek yer

özledim be ya neyse eskişehire kaçarken bide antalyaya uğrarım belki belli olur belkide otel işi olur gene gider 1-2 sene kalırım

neyseamin diyelim hep beraber
Moderatöre Bildir   Logged

VURULUP ALNINDAN UZANMIŞ YERDE YATIYOR
BİRHİLAL UĞRNA YA RAB NE GÜNEŞLER BATIYORsize]
SHE
Admin
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7.441
Konu Sayisi: 71

αşк ιçιη öℓмєℓι αşк σ zαмαη αşк


« Yanıtla #19 : 07 Eylül 2007, 11:52:57 »

sellyyyyyyyyy beniiiiiiiiiiiii plajaa götürrrrrrrrrrrrrrr şak şak şakkkk happy_dance
Moderatöre Bildir   Logged

คк๏'๓
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
bknz:SHE
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

CixFoRuM.CoM Etiketler
Antalya

||| GoogleTagged |||

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 14.949
Mesaj: 172.383
Konu: 10.086
Son Üyemiz asi_girl
, CixFoRuM a Hosgeldin.
Videolar
Son 10 Cix Konu

-ŞİİRCE

-Buğulu cama ne Yazardın???

-içinden ne geçiyorsaydı...

-KolBastı

-Üstteki İnsan Hakkında Düşünceleriniz?

-