CixFoRuM.CoM
02 Aralık 2008, 05:29:26 *
|Site Map | Site Map1 | Site Map2 | Site Map3
| Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML |Rss

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GoogleTagged Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: 1 [2]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: Atatürk'e Ait Özel Belgeler  (Okunma Sayısı 1201 defa)
0 Üye ve 1 Tanrı Misafiri konuyu incelemekte.
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #20 : 24 Mart 2007, 00:17:06 »



PİERRE LOTİ'YE MEKTUBU

3 Kasım 1921

"Türkiye Büyük Millet Meclisi* Paris Mümessilinin hareketinden istifade ederek Türklerin büyük ve asil dostuna karşı perverde ettiği hissiyat* minnet ve şükranı tekrar beyan etmeyi kendine bir borç bilmiştir.

Tarihin en karanlık günlerinde sihrengiz kalemiyle daima Türk Milletinin hakkını teyit ve müdafaa etmiş olan büyük üstad için Türk Milletinin beslediği derin ve sarsılmaz muhabbet hislerini* İstikbal Mücadelesinde şehit düşen erkeklerimizin yetim bıraktığı kızlarımız tarafından gözyaşları arasında dokunan bu halı şehadet edecektir.

Naçiz kıymeti* delalet ettiği manadan ibaret olan bu hediyemizi haksever ve civanmert büyük Fransız'a beslediğimiz şükran hissine delalet olarak telakki ve kabul buyurmanızı rica ederiz."

Türkiye Büyük Millet Meclisi
Reisi Başkumandan
Gazi Mustafa Kemal
Moderatöre Bildir   Logged
CixFoRuM.CoM
« Yanıtla #20 : 24 Mart 2007, 00:17:06 »

 Logged
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #21 : 24 Mart 2007, 00:17:22 »

FRANSIZ MAREŞALİ LYATEY'E MEKTUBU
Ankara 13. Aralık 1921

"Sayın Mareşal*

Madam Berthe Georges-Gaulis* ricam üzerine birkaç satır yazının size ulaştırılmasını kabul etmekle şimdiye kadar gösterdiği sayısız dostluk delillerine yeni bir tanesini ilave etmek nezaketinde bulundu.

İstiklalimiz için giriştiğimiz savaşta bize karşı göstermek lütfunda bulunduğunuz sempatiden dolayı en derin minnet hislerimi ifade etmek için işte bu fırsattan faydalanıyorum.

Fransa* kendisinden umduklarımızda bizi hayal kırıklığına uğratmadı ve en yetkili şereflerinin muhabbet sözleriyle yaşadığımız o müşkül anlarda bizi teselli etmeyi* maneviyatımızı yükseltmeyi bildi. Fransa'nın yüksek menfaatlerini ve Akdeniz de işgal ettiği hususi mevkii idrak etmek basiretini gösteren Fransa'nın yakın Şark'ta ananelere dayanan politikasını devam ettirmeye taraftar olan kimseller arasında Ekselansınız birinci planda yer almış ve hiç şüphe yok ki yüksek müdahaleniz* terazinin bizden yana meyletmesine amil olmuştur.

Her iki tarafın karşılıklı olarak sarf ettiği gayretlerin Ankara Antlaşmasının akdi suretiyle meyvelerini vermiş olduğunu görmekle bahtiyarız. Ve iki millet arasında en geniş anlayış ve samimiyetle yeniden kurulan yüzlerce yıllık maziye sahip dostluk münasebetleri üzerine* en mutlu tesirleri yaratmaktan geri kalmayacak olan bu vesikaya büyük ümitler bağlamaktayız.

Yüksek değerini takdir ettiğimiz bu kıymetli sempatiyi* sayın Mareşal bizden esirgememekte devam edeceğinizi ümit ederim.

En derin hürmetlerimin kabulünü rica ederim* sayın Mareşal.

M. Kemal
Moderatöre Bildir   Logged
CixFoRuM.CoM
« Yanıtla #21 : 24 Mart 2007, 00:17:22 »

 Logged
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #22 : 24 Mart 2007, 00:17:36 »

CURTİS LAFRANCE'YE MEKTUBU

On yaşındaki Amerikan çocuğu Curtis Lafrance'a 27 Ekim 1923 tarihinde yazmış olduğu mektup

Mr. Curtis Lafrance'a

Mektubunuzu aldım. Türk vatanı hakkındaki alaka ve temenniyatınıza teşekkür ederim. Arzunuz veçhile bir adet fotoğrafımı leffen gönderiyorum. Amerikanın zeki ve çalışkan çocuklarına yegane tavsiyem: Türkler hakkında her işittiklerine hakikat nazariyle bakmayıp kanaatlerini mutlaka ilmi ve esaslı tahkikata istinat ettirmeye bilhassa atf-ı ehemmiyet eylemelidir. Hayatta nail-i muvaffakiyet ve saadet olmanızı temenni ederim.

Türkiye Reisicumhuru
Gazi Mustafa Kemal

ERNEST JACKH'A
Çanakkale 2 Eylül 1915

Gelibolu yarımadasında yaralanan ve sakatlanan Osmanlı askerleri için topladığınız ianeye benim ve Mareşal Liman Von Sanders'in teşekkürlerini sunarım. Yolladığınız bir milyon marka "Jackh Fundu" ismini verdik. Kaderin savurduğu her haşin darbeye bizimle katlanmakla kalmayıp bundan doğan ıstırapları da hafifletmek için akla gelen her yardımı esirgemeyen siz sadık dosta Fevzi Bey de (Çakmak) selamlarını ve teşekkürlerini yollar.

M. Kemal
Moderatöre Bildir   Logged
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #23 : 24 Mart 2007, 00:17:52 »

1914 TARİHLİ ÇOK DİKKATE DEĞER BİR MEKTUBU

Bir arkadaşına yazdığı aşağıdaki mektup 1918 yılında Minber gazetesinin 18. sayısında "Nühüfte Bir Sima" başlığı altında çıkan bir makale içinde yayımlanmıştır.

"Sofya dan İstanbul'a gidip "..." gören ve benim arkadaşımdan bir zata "..." nın odası kapısında bir münasebetle adımın geçmesi üzerine "..." aynen:
-Onun yüzünü şeytan görsün.
Diyor. İstanbul'a gidip bu gibi insanların yüzlerini görmek bana eza verecektir.

Bundan başka birtakım insanlar vardır ki benimle gayet samimi arkadaş gibi göründükleri halde* bilmem geçmişin bazı suni tefehhümlerinden mi* yoksa bazı meslek ve meşrep anlaşmazlıklarından mı nedir* hakkımdaki fikirleri daima menfidir. Mesela ""..." ın beni biraz methetmesi üzerine* bu methedişin ne suretle aleyhime tefsir edildiğini sen pekala bilirsin. Ve ben zannediyorum ki bazı kimseler bugün ve gelecekte herhangi anlaşmazlık zemini kalmamak ve bu suretle vatan ve millete hizmet (!) eğlenmiş olmak itikadiyle* benim her ne suretle olursa olsun vücudumu ortadan kaldırmayı dahi caiz görüyorlar. Bu suretle düşünmekte olduğumuz kadar haksız olduklarını izahat lüzum görmem. Çünkü siz benim fikir ve hislerimi değil kalp ve vicdanımı bilirsiniz.

Pekala bilirsiniz ki benim bütün hayatımda bu ana kadar takip ettiğim gaye hiçbir vakit şahsi olmamıştır. Her ne düşünmüş ve her ne etmiş isem daima memleketin* milletin ve ordunun nam ve menfaatine olmuştur. Hiçbir zaman şahsımın teferrüt ve temeyyüzünü nazarı dikkate almamışımdır.

Eğer o yaratılışta olsaydım* maalesef sergüzeştçiliğe pek müsait olan muhit ve vaziyetlerde fırsatlar eksik değildi. Bugün dahi mesleğim* geçmişte olduğunun aynıdır. Gayesi vatan ve milletin kurtarılması ve ordunun ıslahı noktasında toplanan ve gayesi nezih ve her türlü şahsi hislerden uzak olarak takip edenlerle beraber çalışmak bence pek şerefli bir çalışmak olur.

Bu şartın mevcut olmayışı halinde memlekete zararlı olmaktan Allah beni korusun. Katiyen şahsi gücenikliklerimi bir takım menfi teşebbüslerle tatmine kalkmak adiliğine tenezzül etmem. En çok yapacağım şey* istifa edip tevekkül içinde maişetimi temin yollarına başvurmaktan ibaret olur.

Hangi tarafın galip geleceğine dair olan fikri kanaatimi söylemek istemem. Nazik ve mühim bir devre içinde bulunduğumuza şüphe yoktur. Almanlar büyük ve hayrete şayan bir saldırışla bir çok Fransız kalelerini çiğneyerek sağ cenahı ile Paris'i geçip Fransız ordusunu arkası İsviçre'ye olmak üzere sıkıştırdı. Bu Almanların biricik maksadı olduğunda ve ona da muvaffakiyet elverdiğinde herkes aynı fikirdeydi. Ve bütün kainat artık son ve kati meydan muharebesine ve onun neticesine intizar ediyordu. Halbuki bu neticeye karşılık* Alman ordularının Fransız ordusu karşısında yüzlerce kilometre geri çekildiği görüldü.

Şarkta* Ruslarla Almanlar ve Avusturyalılar arasında cereyan eden vakalarda Şarki Prusya'da Ruslar bozuldu* fakat güneyde Rusların pek üstün kuvvetleri karşısında Avusturya ordusu çekiliyor. Batıda Fransız ordusu taarruza hazır. Binaenaleyh Alman ordusu serbest değil. Şarkta Rus ordusu üstün ve Avusturya ordusu çekilmeye mecbur.

Vaziyeti şöyle tefsir edebiliriz: Almanlar Fransızlar ordusunu kati meydan muharebesiyle henüz mağlup edemeyeceklerini ve Avusturya ordusunun üstün Ruslar karşısında dana ziyade mukavemet edemeyeceğini görerek Garp'te bütün ordu ile geri çekilerek nispeten doğuya yaklaşmak ve sonra Fransız ordusu karşısında bir müdafaa ordusu terk ederek geri kalan ordularıyla doğuya dönüp Avusturya ordusuyla birlikte Rus ordusunu vurmak istiyorlar.

Pek güzel! Fakat bu defa Rus ordusu geriye* doğuya çekilmeye başlarsa ve bu orduyu yakalayıp ezmek mümkün olmazsa ve diğer taraftan Fransız ordusu mukavemet için yardım istemeye mecbur olursa bu defa yine doğuda Ruslara karşı bir müdafaa kuvveti bırakıp batıya mı dönülecek? Ve böyle mekik gibi bir doğuya* bir batıya gide gele Alman ordusunun hali ne olur.

Aziz kardeşim* hürriyet ilanı günlerinde bilmem nerede nutuk söylemeye kalkıp da iki şaklak üzerine hitabet kürsüsünden inen ve "niye indin?" sualine karşı:"Ne "..." şaklak ettiler ya! Demek iş bitti!" diyen ağanın hali olmaz mı?

İşte bugünkü halimizi bir mizah diliyle ifade etmek istersek acaba aynı cümleyi tekrar edemez miyiz?"

4 Eylül(1914) M: Kemal
Moderatöre Bildir   Logged
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #24 : 24 Mart 2007, 00:18:31 »

YAZDIĞI ŞİİRLER
BİR ASKERİN MEZARINA

Şurada* kabrin üzerinde konulmuş bir*
Beyaz taş var* onun altında bayraklar
Temevvüç ederken* kelleler uçuşurken...
Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
Asker yatıyor...
Onun hâbı istirahate çekildiği şu
Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
Nâle eylediler* çocuklar ağladılar.
Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak*
Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki* hâki pâye vatan
Ona nâilini intizar olmuş!...

MUSTAFA KEMAL
· Harbiye talebesi iken yazmıştır.

HAKİKAT NEREDE?

Gafil* hangi üç asır* hangi on asır
Tuna ezelden Türk diyarıdır.
Bilinen tarihler söylememiş bunu
Kalkıyor örtüler* örtülen doğacak*
Dinleyin sesini doğan tarihin*
Aydınlıkta karaltı* karatıda şafak
Yalan tarihi gömüp* doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları*
Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
Doğudan çıkan biz
Nerde olsa* ne olsa kendimizi biliriz
Türk sadece bir milletin adı değil*
Türk bütün adamların birliğidir.
Ey birbirine diş bileyen yığınlar*
Ey yığın yığın insan gafletleri
Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde*
Hakikat nerede?

MUSTAFA KEMAL

BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN

Çıkıyor gönüllere istimdadı
Sâmiamda vatanın feryâdı
Çıkıyor gönüllere istimdadı
Yaralı bir ananın evlâdı
Etmesin mi anaya imdadı?

Rumeli can veriyor yok mu ilaç.
Edelim sıhhatini istimzaç;
Etmeyelim kimseyi izaç?

Zırhlılar her yeri tehidt ediyor*
Makedonya bunu tes'it ediyor.
İnkırazı bize teyit ediyor.

Yemenin purişi malumu cihan
Ne için eyledi millet isyân?
Zulme ister mi bu yoldan burhan
Turuşkalar bile aldı meydan

Hani kânun-u adaâlet nerede?
Mülk-ü millette himâye saadet nerede?
Haricen mülk-ü himaye nerede?
Bizde evvelki şecaat nerede?

Gelse Ertuğrul şöhret-i pervas
Eder elbette tahayyür ibraz
Vatanın feyzine kâdir olamaz
Yeniden fethine verseydi cevâz...

Yıldırım görse şu ahvâlimizi
Ateş kahrı yakar hâlimizi*
Af eder mi bizim efâlimizi*
Mahveder cumle-i emsâlimizi*

Ey büyük Fâtih'i İstanbul'un...
Bu revş olmadı mı makbulün
Sây ile toplanılan mahsulün
Berhava oldu fakat meçhulün...

Yazık oldu Vatana âh yazık...
Her ağızdan çıkıyor: Eyvâh yazık!..
Acısın bizlere* âh yazık!

MUSTAFA KEMAL
· Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)

HAYAT SERENADI

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :

"Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :

Hayat kısadır*
Biraz hayal*
Biraz aşk
Ve sonra Allahaısmarladık.

Diğeri de :
Hayat boştur.
Biraz kin*

KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER

Bir köhne kadit parçası* bir çehrei menhus*
Zulmetler içinde mütereddit* mütelâşi*
Daim mütefekkir görünen* kendine mahsus
Efkârı sakimane ile âleme karşı
Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit*
Âmali harisanesini eyledi tezyit...
Gördükçe bu mazlumlarını* sinesi mağrur*
Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar*
Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail*
Ey enmilei sürbu cinayata delâil
Teşkil eden ey köhne kadit* katili efkâr*
Ey katili şübbanı vatan* katili ahrar*
Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet*
Zindanları* menfaları* mahpesleri doldur*
Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
Tesmimi nefes* nefyi ebet* sonra denizler..
Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
Âtimizi dendanı harisin kemirirken
Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

MUSTAFA KEMAL
ŞANLI ORDU GAZETESİ : 24 Kasım 1908
Moderatöre Bildir   Logged
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #25 : 24 Mart 2007, 00:18:52 »

TELGRAFLARI

MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLİK MESLEĞİNDEN İSTİFA MEKTUBU

ERZURUM VİLAYETİ ALİYESİNE
(YÜCE ERZURUM VALİLİĞİNE)
9 Temmuz 1919 - Erzurum

Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak* Yunan ve Ermeni isteklerine kurban etmemek için açılan milli savaşmalar uğrunda milletle beraber serbest surette çalışmağa askeri ve resmi sıfatım artık engel olmaya başladı. Bu gaye-i mukaddese (kutsal amaç) için milletle beraber sonsuza kadar çalışmağa mukaddesatım (kutsal şeylerim) adına söz vermiş olduğum cihetle* pek aşıkı bulunduğum yüce askerlik mesleğine bugün veda ve istifa ettim. Bundan sonra milli ve kutsal gayemiz için her türlü fedakarlıkla çalışmak üzere sine-i millette (milletin bağrında) bir ferd-i mücahit (savaşçı kişi) suretiyle bulunmakta olduğumu tamimen arz ve ilan eylerim.

M. KEMAL

BATI CEPHESİ KOMUTANI İSMET İNÖNÜ'NÜN METRİSTEPE'DEN TBMM BAŞKANI MUSTAFA KEMAL'E TELGRAFI
1 Nisan 1921

"Metristepe'den gördüğüm vaziyet: Gündüzbey kuzeyinde* sabahtan beri dayanan ve artçı olması muhtemel bulunan bir düşman müfrezesi* sağ kanat grubunun taarruzuyla düzensiz bir şekilde çekiliyor. Yakından takip ediliyor. Hamidiye yönünde temas ve faaliyet yok. Bozöyük yanıyor. Düşman* binlerce ölüleriyle doldurduğu savaş meydanını silahlarımıza terk etmiştir."

TBMM BAŞKANI MUSTAFA KEMAL'İN BATI CEPHESİ KOMUTANINA TELGRAFLA CEVABI


"...Siz orada yalnız düşmanı değil* milletin tersine dönmüş talihini de yendiniz. İstila altındaki talihsiz topraklarımızla beraber bütün vatan* bugün en uzak köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istila hırsı* azminizin ve vatanseverliğinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu..."

ANNESİ ZÜBEYDE HANIM'IN OĞLU ATATÜRK'E MAREŞAL RÜTBESİ VE GAZİ UNVANI VERİLMESİ DOLAYISIYLA TEBRİK TELGRAFI :
27 Eylül 1921

"... Milletin hakkınızdaki bu sevgi ve itimadı* benim kadar kimseyi duygulandıramaz. Kız kardeşinle beraber alnından öperek ve bağrımıza basarak* seni tebrik ederiz." 27 Eylül 1921

ATATÜRK'ÜN* ANNESİNİN ÇEKTİĞİ TELGRAFA CEVABI :
29 Eylül 1921

"... Benim için dünyevi mükafatların en yücesi olan tebrikatınızla mesut oldum."

ATATÜRK'ÜN TÜRK ORDUSUNA BAŞKUMANDAN OLARAK* ORDUMUZU ÖVEN TELGRAFI
20 Eylül 1921

NEFERLERE

Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha evvel sizi başka muharebe meydanlarında da tanımış idim. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz* daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir. Kanaatinle* imanınla* itaatinle hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi pak kalbinle düşmanı nihayet alt eden büyük gayretin için minnet ve şükranımı söylemeyi nefsime en aziz bir borç bildim. Sizin gibi kumandanları* zabitleri* neferleri olan millete* yad elleri altında köle olmak mümkün değildir. Bu defa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin hakkımda yeni bir rütbe ve Gazi unvanıyla tecelli eden iltifat ve teveccühü* doğrudan doğruya size racidir. Milletin verdiği bu rütbe ile yükselen ordu* en şerefli* en ulu bir gaza ile mümtaz olan gene ordudur. Sizin kahramanlığınızla* sizin gösterdiğiniz nihayetsiz kahramanlıklar bu unvanı ve rütbeyi ancak size izafe ederek* bütün askerlik hayatımın en büyük sermaye-i iftiharı olarak taşıyacağım. Cenabı Hak giriştiğimiz kurtuluş mücadelesinde şerefli silah arkadaşlarıma kendilerinin temyiz eden asaletin* civanmertliğin* kahramanlığın hakkı olan kati halası nasip etsin.

Başkumandan Mustafa Kemal

MUSTAFA KEMAL'İN İZMİR'İN KURTARILMASI DOLAYISIYLA ORDUMUZA GÖNDERDİĞİ TEŞEKKÜR MESAJI
9 Eylül 1922

Birinci* İkinci Ordulara; Beşinci ve Üçüncü Kolordu Komutanlığına

İlk verdiğim Akdeniz hedefine varmakta orduların gösterdiği gayret ve fedakarlığı hürmet ve takdirle yadederim. Elde edilen büyük zaferde gerçek yapıcı olan kıymetli arkadaşlarıma en samimi şekilde teşekkür eder* tebriklerimi bildiririm. Orduların bundan sonra verilecek hedeflerin elde edilmesinde de aynı istek ve fedakarlığı göstereceklerine itimadım tamdır.

Başkomutan Mustafa Kemal

MUSTAFA KEMAL'İN LOZAN KONFERANSI'NDA TÜRK DELEGELERİNİ BAŞARILARINDAN DOLAYI İSMET PAŞA'YA GÖNDERDİĞİ TEBRİK TELGRAFI


Lozan'da Delegeler Heyeti Başkanı Dışişleri Bakanı İsmet Paşa Hazretleri'ne

Millet ve hükümetin zatıalilerine vermiş olduğu yeni görevi başarıyla sona erdirdiniz. Memlekete birbiri ardınca yaptığınız yaralı hizmetlerle dolu ömrünüzü bu defa da tarihi bir başarıyla taçlandırdınız. Uzun çarpışmalardan sonra vatanımızın barış ve istiklale kavuştuğu bu günde* parlak hizmetiniz dolayısıyla zatıalinizi* pek sayın arkadaşlarımız Rıza Nur ve Hasan Beyleri ve çalışmalarınızda size yardım eden bütün Delegeler Heyeti üyelerini şükran duygularımla kutlarım.

Gazi Mustafa Kemal
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
Başkomutan
Moderatöre Bildir   Logged
QASIRGA
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #26 : 24 Mart 2007, 00:19:11 »

MECLİS-İ MİLLİNİN TOPLANTI YERİ HAKKINDAKİ TELGRAF
18 Kasım 1919

Sivas Valisi Reşit Paşa Hazretlerine

Dersaadetin işgali ve İtilaf devletlerinin tesiri altında bulunması mahzuru aziminden başka Rum ve Ermenilerin İstanbul'daki faaliyeti hazıraları vesair mahzurlar nazarı dikkate alınarak Heyeti Temsiliye emniyeti tamme husulüne kadar nizamnamemizin onbirinci maddesine istinaden hariçte kalarak vezaifi milliyesine devam etmeye karar vermiştir. Bu husustaki mutalaalarının serian işarı rica olunur.

Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal

MECLİS-İ MİLLİNİN AÇILMASI ÜZERİNE MECLİS-İ MEBUSAN REİSLİĞİNE ÇEKİLEN TEBRİK TELGRAF
14 Ocak 1920

Meclis-i Mebusan Riyaseti Celilesine

Hakimiyeti milliyenin en mühim bir devrei hayatiyemizde uzun bir müddet tecelli ettirilmemiş olmasından mütevellit mücahedatımız* muhterem Meclisi Millinin küşadiyle neticelerinden birini istihsal etmiş oluyor. Heyeti milliyemiz* mukadderatı milliyeyi en meşru ve en kanuni mercii tetkik ve muhakemesi olan muhterem Meclise tevdi etmiş olmakla müftehir ve bahtiyardır. Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk teşkilatı altında kuvvetlerini* emellerini ve ruhlarını birleştirmiş olan millet* bu günden itibaren yalnız kendi iradesini temsil ve bilfiil hakim kılacak olan meclisin nigehbanı vaziyetindedir ve İstiklal ve mevcudiyetinin sonuna kadar müdafaası emrinde onun en fedakar bir istinadgahıdır. Heyetimiz bu itibar ile Meclisi Milliye matuf olan amal ve ****libi milliyenin kuvvet ve mahiyeti hakkında olduğu gibi bu günden itibaren mebusanı muhteremenin duşu ameline raci kalacak olan mesuliyeti tarihiyenin derecesi hususunda da muhterem mümessillerimizin vukuf ve ****netinden em*in ve mutmain olarak tebrikatı ihtiramkaranesini takdim ve heyeti muhteremeye iblağını istirham eyler olbabta.

Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti
Heyeti Temsiliyesi namına
Mustafa Kemal

İNGİLİZLERİN İSTANBUL'U İŞGALİ HAKKINDAKİ TELGRAF
16 Mart 1920

Erzurum Vilayetine* Kumandanlıklara ve Cemiyetlere gönderilen tamim.

Bilumum vilayet ve kumandanlıklara ve Müdafaai Hukuk Cemiyetine

1- İngilizler Dersaadetteki müessesatı Hükumeti cebren işgal ve telgrafhanelere vaziyed ederek Anadolu ile payitahtın muhaberatını kateylemişlerdir. Bu vaziyet karşısında milletle müştereken Temsiliyece vukubulacak bilumum mesaide şimdiye kadar her vesile ile isbatı hamiyet eylemiş bulunan büyük ve küçük tekmil telgraf memurlarının muavenetlerine intizar eder.

2- İngilizlerin milletimizi iğfal için çekecekleri telgrafnameler hakkında umumun nazarı dikkatini celbederiz.

Heyeti Temsiliye namına
Mustafa Kemal

MECLİS REİSLİĞİNİ KABULÜ HAKKINDA TELGRAF
24-25 Nisan 1920

Gayet aceledir:
15. Kolordu Kumandanı Kazım Karabekir Paşa Hazretlerine

Meclise bugün şahsıma hedefi ta'riz ittihaz eden propagandacıların neticei mesailerinden menafii vataniyeyi müteessir etmemek için şahsıma hiçbir mevki verilmemesini sureti samimanede rica eylediğim* tadad ettiğim mahzurlara rağmen Meclis 120 mevcuttan 110 rey ile acizlerini makamı riyasete intihap etti. Vaziyeti hazıranın icabatı müşkilesi karşısında bu vazifeyi ademi kabulde israr ettiğim takdirde belki bir inhilal vuku olabilirdi. Bu sebeple vazifei riyaseti kabul ettiğimi arz eylerim.

Millet Meclisi Reisi
M. Kemal

İCRA VEKİLLERİ SEÇİMİ HAKKINDA
2 Mayıs 1920 - Ankara

Gevyede Yirminci Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa Hazretlerine

Büyük Millet Meclisinin muhtelif icra selahiyetlerini Meclis namına takip edebilmek için her hizmete bakmak üzere Meclis tarafından birer İcra Vekilinin intihabı kararlaştırılmıştır. Bu meyanda Müdafaai Milliye ve Erkanıharbiye Vekaletine sizlerin bilfiil cephede askeri harekatın başında bulunmanız nesebile Ankara'ya gelmiş olan Fevzi Paşa'nın Müdafaai Milliye Vekaletine ve Miralay İsmet Beyin Erkanıharbiye Vekaletine tayinleri buraca münasip görülmektedir. Fikir ve mütalaalarınızın sür'atle bildirilmesini rica ederim.

Büyük Millet Meclisi Reisi
Mustafa Kemal

T.B.M.M. NİN AÇILDIĞI GÜNÜN MİLLİ BAYRAM OLARAK KABULÜ DOLAYISIYLA ÇEKİLEN TELGRAF
23 Nisan 1921

Kastamonu* Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Merkeziyesine

Davayı halas ve istiklal ile kıyam eden tekmil Anadolu'nun bu mukaddes davayı temsil ve müdafaa için vücuda getirdiği Türkiye Büyük Millet Meclisi 336 senesi Nisanının yirmi üçüncü günü açılmıştır. Yeni ve ulvi bir tarihe başlangıç olan bu mübeccel günü hatırai millette edebiyen yaşatmak üzere Meclisimiz bugün yirmi üç Nisan tarihinin Milli bayram addini bir kanunu mahsus ile kabul etmiştir. Bu mukaddes tarihi vücuda getiren mücahedatı milliyenin en canlı ve fedakar amili bulunan Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk heyetlerini kemali samim ve hararetle tebrik eder ve bu tebrikatın bilumum kaza* nevahi ve mahallat heyatı idarelerine de iblağını rica eylerim efendim.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi

HALİDE EDİP'E TELGRAF
18 Ağustos 1921

Halide Edip Hanımefendi Hazretlerine

Garp Cephesi
Aceledir

Ordu safları arasında vatanımızın müdafaasına fiilen iştirak için şiddet-i arzu ile vuku bulan müracaat-ı vatanperveraneleri orduca memnuniyetle telakki olundu. Hizmet-i fiiliye-yi askeriyyeye kabul ve Garp Cephesine memur edildiğinizi tebliğ ederim. Keyfiyet cephe kumandanlığına da iş'ar kılındı. İlk vasıta ile cephe karargahına müracaat ve oradan vazifenizin telakki buyurulması rica olunur.

Başkumandan
Mustafa Kemal

CİDDİ SAVAŞLARA BAŞLANACAĞINA DAİR TELGRAF
21 Ağustos 1921

Garp Cephesi

Şark Cephesi Kumandanı Kazım Karabekir Paşa Hazretlerine

Telgrafınızı Garp Cephesi karargahında aldım. Bir dağ ve bir fedakar kalsa dahi istiklal davamızın devam edeceği hakkındaki kanaati layetezelzelin Yunan Ordusu ile meydan muharebesine tutuştuğumuz bir anda tarafı devletinizden tekrar ve teyid edilmesi büyük inşirahı kalbi mucip oldu. Harekatı askeriye planımız tıpkı mütalaa buyurduğunuz gibi düşünülmektedir. Yalnız Ankara garbinde ciddi bir muharebe vermeyi mülahazatı umumiyeye nazaran zaruri görmekteyiz. Maahaza kuvvet ve vaziyetimiz dahi gayri müsait görülmektedir. Düşmanla muharebe teması hasıl olmuştur. Fevzi* İsmet Paşalarla beraber Garp Cephesi Karargahından selamlarımızı takdim ederiz.

Başkumandan
Mustafa Kemal

SAKARYA MEYDAN SAVAŞININ KAZANILDIĞINA DAİR
13 Eylül 1921

Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşanın raporunun tamimi.

13 Eylül sene 337 vaziyetine dair Garp ordusu kumandanlığının raporu berveçhiati aynen tamim olunur. (13.9.337)

Başkumandan Mustafa Kemal

23 Ağustos sene 337 denberi devam eden Sakarya Meydan Muharebesi* Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun muzafferiyeti katiyesiyle neticelenmiştir. Üç gündenberi devam eden mukabil taarruzumuzun tesiriyle bugün 13 Eylül sene 337 öğleden evvel bütün düşman ordusu mağluben ve kamilen nehir garbına atılmış bulunuyor. Düşmanı bilafasıla takip ediyoruz.

Garp Cephesi Kumandanı
İsmet

DÜŞMANA TAARRUZA BAŞLANDIĞINA DAİR ŞİFRE
25-26 Ağustos 1922

İcra Vekilleri Heyeti Reisi Rauf Beyefendiye

Garp Cephesindeki ordularımız tevfikatı Süphaniyeye istinaden Ağustosun yirmi altıncı Cumartesi günü düşmana taarruza başlayacaktır. Rauf ve Adnan Beyefendilere yazılmıştır.

Başkumandan
Mustafa Kemal

İcra Vekilleri Heyeti Reisi Rauf Beyefendiye

1- Harekatımızın mahiyetini düşmandan gizlemek maksadıyla şifre yazıyorum.

2- Düşmanın bir senden beri tahkim ve tel örgüler ile takviye ettiği mevaziden Afyon cenup cephesinde (Kaleciksivrisi* Diltepe* Belentepe* Kırcaaslan cenubundaki tepeler) aksamı zabitan ve efradımızın cansiperane hücumlar ile zaptolunmuştur. Düşmanın her taraftan muharebe meydanına trenle* otomobil ile ve maşiyen celbettiği mühim takviye kıtaaitle muharebe geç vakte kadar taarruz ve mukabil taarruzlarla bila inkıta devam etmiştir. Harekatı taarruziye yarın dahi devam edecektir.

Başkumandan
Mustafa Kemal

MUKAVELEYİ İMZAYA YETKİLİ OLDUĞUNA DAİR İSMET PAŞAYA GÖNDERİLEN ŞİFRE
10 Ekim 1922

(Mudanya Konferansı)

Teklif olunan proje üzerinde tadil ve tebdili şayanı arzu olan noktaların ve istihsali lazım hususatın teminine son himmet sarf olunduktan sonra inkıtaa meydan vermeyiniz mukaveleyi imza ediniz. İmzanız Meclisin dahi inzimamı muvafakati kuvvetini haiz olacaktır. 10.10.38 4:45 ten sonra yazılmıştır.

Başkumandan
Mustafa Kemal

CUMHURBAŞKANLIĞINA SEÇİLMESİ ÜZERİNE ALINAN TEBRİKLERE AÇIK TEŞEKKÜR
1 Kasım 1923

Cumhuriyet Riyasetine intihabım münasebetiyle memeleketin her tarafından aldığım samimane tebrikata ayrı ayrı cevap yetiştirmekte teahhurat olabilmesi ihtimaline binaen umumi olarak alenen takdimi teşekkürat eylerim.

Reisicumhur Gazi
Mustafa Kemal

LOZAN'IN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE BAŞVEKİL İSMET PAŞA'YA TEBRİK TELGRAFI
25 Temmuz 1930

Lozan muahedesini imzaladığımız büyük günün şerefli hatırasını tebcil* bundan duyduğum iftiharlarımı takdim eder* ve muhabbetle gözlerinizden öperim.

Reisicumhur
Gazi Mustafa Kemal

BALKAN ANLAŞMASI ÜZERİNE YUNANİSTAN CUMHURBAŞKANININ TEBRİKİNE VERİLEN CEVAP
11 Kasım 1934

M. Alexandre Zaimis Hazretleri
Yunan Reisicumhuru

Balkan anlaşma misakının imzası münasebetiyle Zatı devletlerinin tebriklerini büyük bir sevinçle aldım. Ve samimiyetle teşekkür ederim. Misaki imza eden memleketlerin devlet adamlarının anlayış ve uzağı görüşleri mahsulü olan bu misak ile Balkanlarda bir sükun ve saadet devresi açtıklarını görmekle bahtiyarım. Asil Yunan milleti ile Türk milleti arasında mevcut olup bütün Balkan milletlerinin birbirleri ile kardeş olmaları yolunda inkişaf eden dostluğun bu vesile ile bir kere daha teeyyüt ettiğini görmekten sureti mahsusada zevk duymaktayım.

Gazi Mustafa Kemal
Türkiye Reisicumhuru

HATAY'IN BAĞIMSIZLIĞI DOLAYISIYLA
27 Ocak 1937

Dışişleri Bakanının telgrafına verilen cevap

Hatay'ın varlığı Cenevre'de tasdik olunurken göndermiş olduğunuz telgrafı aldım. Türk ideal ve iradesinin* milletler arasında başka bir ufuk açarak tecelli ettirdiği bu başarı münasebetiyle kıymetli çalışmanızın yüksek değerini bir kere daha takdir ettim. Sizi ve gayretli murahhas arkadaşları tebrik ederim.

K. Atatürk

HATAY MİLLET MECLİSİ REİSİ ABDÜLGANİ TÜRKMENİN TELGRAFINA VERİLEN CEVAP
7 Eylül 1938

Hatay Millet Meclisi Reisi
B. Abdülgani Türkmen
Antakya

Hatay Millet Meclisinin ve temsil ettiği Hatay halkının hakkımdaki güzel duygularını bildiren telgrafınızdan pek mütehassis oldum. Hatay Millet Meclisine başladığı mühim vazifede muvaffakiyetler ve Hatay halkına yeni idare altında saadetler dilerim.

K. Atatürk
Moderatöre Bildir   Logged
Sayfa: 1 [2]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  

CixFoRuM.CoM Etiketler
Atatürk'e Ait Özel Belgeler

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 15.062
Mesaj: 177.686
Konu: 10.672
Son Üyemiz fasas
, CixFoRuM a Hosgeldin.
Videolar
Son 10 Cix Konu

-allttaki üye nereli?bil bakalım...

-Su anda canınız ne istiyor?

-şarkının devamını getirr.....

-evet-hayır

-Soru - Cevap

-Buğulu cama ne Yazardın???

-NaSıL BiliRSin..?

-***Giderken haber verme panosu***

-bugününü tek kelime ile anlat

-.::Forumda Şuan kimin Online olmasını İsterdiniZ::.
Son Gönderilen Mesajlar
Toplist
MisOyun.NeT Saglikli Yasam Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
HeRYeRDeSeN.CoM Can Dirgen