CixFoRuM.CoM
04 Aralık 2008, 20:57:42 *
|Site Map | Site Map1 | Site Map2 | Site Map3
| Arsiv | Wap | Wap2 | Wap Forum | XML |Rss

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz

 
   Ana Sayfa   Yardım Ara GoogleTagged Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  
Gönderen Konu: ..::: // ~ Şehit Mektupları ~ \\ :::...  (Okunma Sayısı 1561 defa)
0 Üye ve 1 Tanrı Misafiri konuyu incelemekte.
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« : 30 Eylül 2007, 15:40:09 »








Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap



Şehitlik, Allah katında yüksek bir rütbedir.

Şehit Allah’ın huzurunda diri olarak hazır bulunup rızıklanacağı ve cennete gireceğine şehadet olunduğu için bu adı almıştır. Kur’an-ı Kerim’de şehitler hakkında şöyle buyurulur:

“Allah yolunda öldürülenlere (şehitlere) ölüler demeyin. Bilakis onlar diridirler. Lakin siz onu anlayamazsınız.”
(Bakara, 154)


Arkadaşlar burda teşekkür mesajlarından ziyade şehitlik hakkında yazılar ve şehitlerimizin son mektuplarını paylaşalım inşallah icon_hosgoru
« Son Düzenleme: 30 Eylül 2007, 15:42:54 Gönderen: Mikroskop » Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
CixFoRuM.CoM
« : 30 Eylül 2007, 15:40:09 »

 Logged
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #1 : 30 Eylül 2007, 15:47:49 »

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
CixFoRuM.CoM
« Yanıtla #1 : 30 Eylül 2007, 15:47:49 »

 Logged
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #2 : 30 Eylül 2007, 16:03:08 »




Eşi Yeter Güngör ile evlendikten 7 ay sonra vatani görevini yapmak üzere askere giden Eraslan Güngör, Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Kocatepe Jandarma Karakolu'nda vatani görevini yaptığı esnada terhisine 75 gün kala teröristlerin yaptığı hain saldırı sonucu 7 arkadaşı ile birlikte şehit oldu.

Şehit olmadan 2 gün önce eşi Yeter Güngör'ü arayarak telefonda hasret gideren ve 74 gün kaldığını kendisine ve annesi ile babasına ayrı ayrı mektup yazdığını söyleyerek telefonu kapatan Eraslan Güngör, 2 gün sonra hain saldırıda şehit oldu. Şehit olduktan 8 gün sonra gelen mektup şehidin eşi ve ailesini bir kere daha hüzünlendirirken, eşi ile telefonda hasret giderirken gelecekten ve doğmamış çocuklarından bahsettiklerini söyleyen Yeter Güngör, eşinden gelen mektubu okurken duygulu anlar yaşadı.

Eraslan Güngör, mektubunda eşi Yeter Güngör'e, 'Beni merak etme aşkım, seni çok özlüyorum, nöbette seni düşünüyorum. Aşkından deli oldum, seni çok seviyorum. Askerden sonra bana bir çocuk verirsen çok sevinirim, dünyalar benim olur. Allah nasip ederde çocuğumuz olursa inşallah sana benzer. Evli askerlik yapmak çok zor, hep bunalıma giriyorum. Allah'tan bir şey olmazsa 3 ay sonra tezkere alıyorum. Sana kavuşacağım ve bir daha da senden ayrılmayacağım' şeklinde yazarak çocuk istediğini belirti.




Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap




Anne ve babasına yazdığı mektupta ise, 'Beni merak etmeyin, nöbetlerde görevlerde dikkatli oluyorum. Anneciğim, seni üzdüysem, özür dilerim. Sizlerin değerini askerlikte anladım. 3 ayın sonunda inşallah size kavuşacağım, dualarınızı eksik etmeyin' diye anne ve babasını ne kadar çok sevdiğini anlatmış.



Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #3 : 30 Eylül 2007, 16:11:33 »


Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
« Son Düzenleme: 30 Eylül 2007, 16:12:39 Gönderen: Mikroskop » Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
the wall
Profesyonel
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1.525
Konu Sayisi: 22

mühim olan MERHABA ve ELVEDA arasında yaşananlardı


« Yanıtla #4 : 30 Eylül 2007, 16:13:47 »

allah bizi belkide onların yüzün duyu hürmetine koruyup kolluyo

allah mekanlşarını cennet etsin işallah
Moderatöre Bildir   Logged

sahibinden satılık az kullanılmış office programlarına hakim 1 Adet İs.Onb. para pul istemez burdan kurtarın yeter yimaa
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #5 : 30 Eylül 2007, 16:24:49 »





Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
SHE
Admin
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7.543
Konu Sayisi: 73

αşк ιçιη öℓмєℓι αşк σ zαмαη αşк


« Yanıtla #6 : 30 Eylül 2007, 16:30:51 »

mekanları cennet olsun..rahat uyusnlar
Allah tüm şehit ailelerine ve yakınlarına sabır versin
dularımız tüm mehmetçiklerimizlee
Moderatöre Bildir   Logged

คк๏'๓
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
bknz:SHE
anil
Gold Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 645
Konu Sayisi: 5


« Yanıtla #7 : 30 Eylül 2007, 16:33:20 »

ALLAH tüm yakınları sabır versin....

mekanları cennet olsun inş.
bu vatan için kanını dökenlere ne mutlu
diyoruz ya şehitler ölmez vatan bölünmez kalbimizdeler toprağımızdalar hepsi kanımızda hepsi bayramızda onurlarını anılarını bırakacaklar
bütün dualarım onlarla....
Moderatöre Bildir   Logged

HAZIRAN 29 DAN İTİBAREN GRUP_SAYDAM CANLI MÜZİK CUMA-CUMARTESİ SAAT:19:00 EXTREME BARDA SAHNEDEYİZ ORGANİZASYON İCN 542 208 17 16
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #8 : 30 Eylül 2007, 16:33:39 »

Arkadaşlar bende kulaklık yokta icon_hosgoru

YouTube de ki görüntü çalışıyormu bilmiyorum en üsteki icon_katildim 

çalışıyormu icon_katildim
Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
£Z£L
Efsane
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3.006
Konu Sayisi: 283

YeMin OlSuN Ben BiR DeFa GiDeRiM GuZeLiM.


WWW
« Yanıtla #9 : 30 Eylül 2007, 16:34:01 »

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap



Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


SENKI CANLARI TITRETMIS BIR ALPEREN, SEN SEN ERTUGRUL TORUNUSUN,SENKI TUNA BOYLARINDA BIR YIGIT,
SENKI SEHITLER SERDARI.



Moderatöre Bildir   Logged

Kod:
antaisitko minulle vieläpä kuolema leijona ?hyvästi; näkemiin...hyvä herra... hyvä leijona... voi sinua raukkaa!
acilar bir  gün diner Gülüm Giden gitsin aldırma yangınlarda söner, Sakın bakma arkana Kraliceler önde gider..!
SHE
Admin
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 7.543
Konu Sayisi: 73

αşк ιçιη öℓмєℓι αşк σ zαмαη αşк


« Yanıtla #10 : 30 Eylül 2007, 16:36:31 »

çalışıo miC
Moderatöre Bildir   Logged

คк๏'๓
Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
bknz:SHE
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #11 : 30 Eylül 2007, 16:44:53 »



Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap


Bir Şehidin Son Mektubundan...

Sevgili kardeşim,
Bu gece rüyamda beni vurmuşlardı,
Cenneti gördüm, cenneti gördüm.
Arkamdan ağlıyordunuz, TÜRKİYE ağlıyordu.
Babam Vatan sağ olsun, diyordu;
Anam karalar bağlıyordu...
Komutanım ay yıldızlı bayağı vermişti elime,
Yürü aslanım diyordu.
Cennet kapıları aralanmıştı,
Ben gülüyordum.
Ben gülüyordum.
Ölüm gülerek karşılanır mı?
Ben karşılıyordum.

Ah kardeşim, ahh,
Beni kimler vuruyordu; biliyor musun?
Bu ülkenin ekmeğini yemiş,
Havasını solumuş,
Aynı okulu, aynı sırayı paylaştığımız,
Ekmeği ortadan bölüp verdiğimiz,
Beyni yıkanmış, Vatan haini
Üç beş çapulcu..
Benim zoruma bu gidiyordu;
Benim zoruma bu gidiyordu...
Kabullenemiyordum bir türlü,
Aklım almıyordu.
Aklım almıyordu...
Onları bu hallere düşürenlere naletler okuyordum!!!!
Naletler okuyordum!!!!


Gazeteler manşetten vermiş şahadetimi,
Sen teröre naletler yağdırıyordun,
Gizleyememiştin gözyaşlarını,
Sen ağlıyordun,TÜRKİYE ağlıyordu.
Ben ağlamayın diyordum;
Bu vatanı sevin,
Bu vatana sahip çıkın
Bu vatana binlerce can feda,
Binlerce can feda....
Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
hüsrev
Tanrı Misafiri
« Yanıtla #12 : 30 Eylül 2007, 21:18:44 »

ÇANAKKALE'DE ŞEHİT MEKTUPLARI
Siz Anadolu’daki şu yoksulluğa bakın ki bir şehidin kurşun deliği açılmış bir kalpağı, altı delinmiş bir potini, eprimiş bir gömleği bile satılacak kadar değerli, öte yandan ailesi de onun parasına muhtaç olacak denli fakir. Peki ya satılmak üzere açılan bavuldan bir şehidin mektupları çıkarsa!..
Bir şehid ki her şeyi mezada çıkarılsa, mektuplarına asla değer biçilemez. Çünkü o mektuplarda yalnızca kan, et ve kemik kokusu değil, kocaman hasretlerin derin aşklarını yüklenmiş bir gönül vardır.
O mektuplar ki kurşunların birbirini vurduğu, güllelerin havada göğüs göğüse geldiği cehennemî seslere sükunet verir, vatan aşkını hasretle anılan bir isme bağlayarak cesarete dönüştürür.
Kalbinin üstünde böyle bir mektubu saklayan askerin, ‘vatanı için yapabileceği hangi fedakarlık’ vardır diye sorulamaz elbette; o hepsini sırayla yapar ve canını en son verir. Çanakkale Mahşeri’nden okuyalım:

“Bu anda dışarda koşuşma başladı; eski askerler, “Saya geldi! Saya geldi!” diye birbirlerine bağırıyorlardı. (...) Binbaşı Abdülkadir, meraklı bakışlarını Binbaşı Lütfi’ye çevirince, o da bilgi vermek mecburiyetini hissetti.

-Sai gelmiş. İzmir’in köylerinde dolaşır; askerlere gönderilecek mektupları, küçük emanetleri toplar, getirir; sahiplerine verir. Sırdaş olduğu için de sevgililer selamlarını ona emanet ederler. Bu da onun gelişini çok değerli yapar.

Askerler etrafına toplanınca, Sai sağ elini heybenin bir gözüne soktu; bir mektup çıkardı ve bağırdı:

Mehmet oğlu Kara Ali!?..

Değişik yerlerden sesler yükseldi:

-Cennet-i A’lâ’da!..

-Mertebesine erdi!..

Mektubu heybenin diğer gözüne attı. Tekrar bir mektup çıkardı:

-Alsancak’tan Hayati oğlu Salim!

Kalabalığın arasından birisi elini uzatarak bağırdı:

-Ver! Buradayım!..

Yanındaki asker, Salim’in sırtına hafif bir yumruk vurdu:

-Kimden geliyor?!..

-Dur, hele zarfın arkasını okuyayım.

Eline yeni bir mektup alan Sai, yüksek sesle bağırdı:

-Kadir oğlu Hüseyin!..

Değişik yerlerden cevap geldi:

-Şehit!..

-Şehit!..

Onu da diğer göze attı; bu kere işlenmiş bir mendil çıkardı:

-Hasan oğlu Rafet!..

-?!..

Hiç ses çıkmayınca Sai tekrarladı:

-Hasan oğlu Rafet!?..

Tanıyanı kalmamıştı. Sai’nin yüz hatları değişti. Gözleri dalan Binbaşı Abdülkadir karargaha girdi; onu takip eden Binbaşı Lütfi kapıyı örttü; ama az da olsa Sai’nin sesini hâlâ duyuyorlardı:

-Musa oğlu Muharrem!..”(1)

Tarihini bilmeyen milletler kendilerine efsaneler uydurur ve gitgide efsanelere sığınmaya başlarlar. Yukarıdaki satırlar henüz hatıra ve tarih iken derlendiği için bahtiyarız. Ya kaybolup gitselerdi!.. Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Tıklayınız

mikroskop kardeşim nerdesin görmeyeli ne yapıyorsun cok güzel bir konu acmışsın Allah senden razı olsun
« Son Düzenleme: 30 Eylül 2007, 22:20:48 Gönderen: Mikroskop » Moderatöre Bildir   Logged
FiScHTiK
Profesyonel
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1.837
Konu Sayisi: 5


« Yanıtla #13 : 12 Ekim 2007, 15:02:34 »

mekanlari cennet olsun, aylelerine ALLAH sabir versin
cok güsel bir konu tesekür ederim

NE MUTLU TÜRKIM DIYENE
Moderatöre Bildir   Logged

SöYLeDiKLERiMDen CoK SaKLadiKLaRiMDa SaKLiYiM...Ve GizLeDiKLErimDe GizLiyiM.. BeNi ANLaMaK icin;KoNuSTuKLaRiMDaN cOk SuSTuKLaRiMA KuLaK VEriN..

Linklerin Görülmesine Izin Verilmiyor
Linki Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
CiX GaLaTaSaRaYLıLaR

.
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #14 : 13 Ekim 2007, 07:30:51 »

Sınır Karakollarından birinde vatani görevini yapmakta olan Mehmet oğlu Mehmet terhisine bir ay kala hain parmakların çektiği tetiklerle şehit olmuştu.
Mehmet'in üzerinden emekli devlet memuru babasına yazdığı; ancak postaya vermesi nasip olmayan yarım kalmış bir mektubu çıktı. Komutanlarının ve doktorların bu mektubu okuduklarında gözlerinden yaşlar boşaldığı görüldü ve komutanının ağzından bir tek cümle çıktı. 'Allah kahretsin! '
Hadi bu mektubu hep birlikte okuyalım.
'Benim sevgili babacığım. Sizlerden ayrılalı epey zaman oldu. Her şeyin bir sonu olduğu gibi askerlik hizmetimin de sonuna geldim. Şurada bir ay gibi kısa bir zaman kaldı terhisime. O günü Rabbim bize nasip ederse ahdim olsun seninle, annemle ve kız kardeşimle üç gün, üç gece hiç dışarı çıkmadan oturup hasret gidereceğim. Annemin pişirdiği yemekleri, bacımın demlediği çayları birlikte içeceğiz. O zaman özlemlerimiz de, hasretlerimizde son bulacaktır inşallah.
Mektup bu kadardı. Belli ki Mehmet bundan fazlasını yazmaya vakit bulamadan nöbet saati gelmiş ve görevine gitmişi ki bu mektubun devamını yazamamıştı. Yarım kalan bu mektubu göğüs cebine koymuş, o gün devriye hizmetini yaparken hain bir parmağın çektiği tetikle şehit olmuştu. Mehmet'in bu mektubu al kanından zar zor okunuyordu; çünkü hain mermi onu tam kalbinden vurmuştu. O mektup da kalbinin üzerindeydi.
Mehmet'in zatî eşyaları emanete alınmış, bir kutu içerisinde cenazesi ile birlikte doğup büyüdüğü memleketine gönderilmişti. Bu eşyalar içinde yarım kalmış kan ağlayan bu mektup da vardı.
Devlet şehidine karşı son görevini yapmış, törenle Mehmet ebedi yolculuğuna gönderilmişti. Ateş düştüğü yeri yakar misali komutanları, ailesi, yavuklusu hıçkıra hıçkıra ağladılar. Taziyeler alındı, dualar okundu ve aradan üç dört gün gibi bir zaman geçti. Baba Mehmet Efendi şehidiyle birlikte gelen kutuyu açtı, oğlunun al kanıyla allanmış mektubunu gördü ve başladı okumaya.
' Sevgili babacığım bizi askerlik hizmetine gönderdiğinizde davul zurna ile gönderdiniz. Git oğul. Vatanına, milletine, devletine, namusuna sahip ol dediniz. Bizler buraya geldik. Gecemizi gündüzümüze katıp vatan hizmetinin kutsallığına, mübarekliğine inanarak dosdoğru görevimizi ifa ettik.
Ancak karşımızda düşman göremedik. Karşımızda şerefli bir düşman yoktu. Karşımızda Şeref-siz bir ihanet vardı, yalan vardı, soygun vardı, talan vardı. En önemlisi vatan hainliği vardı.
Nerde bir vatan haini varsa, nerde bir banka soyguncusu varsa, nerde tüyü bitmemiş yetimin, öksüzün malını çalıp çırpan varsa, nerde devletine ihanet eden, milletine ihanet eden, tarihine ihanet eden hatta hatta Sarıkamış'ta, Sakarya'da, Çanakkale'de şehit olan aziz şehitlerimizi soykırım yaptılar iması ile katillikle, canilikle suçlayan şerefsizler varsa. Bu şerefsizler yatında katında, dostlarının kucağında gününü gün ederlerken bizler yani gencecik fidan gibi vatanın öz be öz evlatları ise burada teker teker şehit oluyoruz.
Kime karşı, kimlere karşı?
Bu şerefsizler palazlansınlar, sömürülerine devam etsinler diye mi?
Yoksa bizim gece gündüz, eksi 30 derecede nöbette beklediğimiz güzel yurdumuzu bölsünler, parçalasınlar diye mi?
Dahası Avrupa Devletleri denilen haçlı ruhunun ülkemiz üzerindeki kirli oyunlarını istedikleri gibi sahneye koysunlar diye mi?
Kime karşı sevgili babacığım, kime karşı?
Bizler burada yirmi dört saat bayrağımız dalgalansın diye başımız gönderde, ellerimiz tetikte, bayrağımızı korurken, şehir meydanlarında bayrağımız yırtılsın, bayrağımız yakılsın diye mi?
Otuz bin kişinin katili o cani denize nazır kaloriferli hücresinde manzara seyretsin diye mi?
Karşımızda mert ve şerefli bir düşman yok ki babacığım. Karşımızda pusu var, ihanet var, alçaklık var, çukurluk var, döneklik var. En önemlisi hainlik var.'
Baba daha fazla devam edemedi gözlerinden akan yaşlar, oğlunun al kanıyla bezeli mektubunun üzerine damla damla düştü. Ve o mektup bir ay yıldız şeklinde göndere asılmayı bekleyen mübarek bir bayrak haline dönüştü.
Baba bu mektubu tekrar komutana götürdü. Komutan bu mektubun ikinci bölümünü kimin yazdığını araştırdı; ama bir türlü bulamadı ve gene ağzından o tek cümle çıktı. 'Allah kahretsin.' Acaba bu mübarek mektubu kim veya kimler yazmıştı?
Ama yazı aynı, yazgı aynı idi.
Baba tek oğlunun, tek ocak umudunun al kanıyla allanmış mektubu itina ile katlayıp öptü ve sol göğsünün üzerindeki cebine koydu.
Onunda ağzından bir tek cümle çıktı 'VATAN SAĞOLSUN..'
« Son Düzenleme: 13 Ekim 2007, 07:33:31 Gönderen: Mikroskop » Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #15 : 13 Ekim 2007, 15:26:32 »

Resimlerin Görüntülenmesine Izin Verilmiyor
Resimleri Görebilmek Için Üye Ol veya Giris Yap
Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
Mikroskop
Profesyonel
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1.235
Konu Sayisi: 8

[вαηα ѕєηι gєяєк ѕєηι]


WWW
« Yanıtla #16 : 13 Ekim 2007, 15:50:19 »



ŞEHİT ÖĞRETMEN

ADI SOYADI : Sait KORKMAZ

DOĞUM YERİ - TARİHİ : Muş Bulanık Okçular Köyü / 1967

BABA ADI : Derviş

ANA ADI : Hanife

ŞEHİT OLDUĞU YER : Ağrı - Doğubeyazıt Kazan Köyü - 28,09,1994

AKLİME KORKMAZ'ın MEKTUBU

"Bana göndermiş olduğunuz mektupta eşinizin size gönderdiği son mektubu ve resmini gönderin diye yazmışsınız. Eşim ve ben hiç ayrılmadığımız için öyle bir mektup yok ama sizinle eşimin Şehit edildiği geceyi paylaşabilirim.

Eşim 1993 'de Mustafa Kemal Üniversitesi'nden mezun oldu. 15,02,1994'te eşimin görev yeri elimize geçti. Eşimi Ağrı'nın merkezindeki bir ilköğretim okuluna vermişlerdi. Eşimin ataması elimize geç geldiği için eşimi Ağrı'nın Doğubeyazıt Kazan Köyü'ne atamışlardı. Bunun sebebi Ağrı'ya 1 gün geç gittiği içindi. Eşim büyük bir heyecanla gitti. Öğretmen olduğu için mutluydu. Çünkü, çocukları çok seviyordu.

Okurken en büyük hayali, doğuya gidip ordaki çocuklara ders vermekti. Eşim görev yerine gidip iki gün kaldıktan sonra geri geldi çünkü evi götürecekti. Bana dedi ki; " bak hanım istersen, sen gelme çünkü doğunun şartları çok zor. Yollar bozuk, köyde su yok, okul yok,okul ve lojman tamirat ister " dedi. "Ama siz olmadan da ben yapamam" diye bana söyledi. Ben dedim ki; "Sait istersen bir dağın başında olsun, istersen kalacağımız yer kümes olsun, sen nerdeysen ben ve kızım yanındayız." . Çok mutlu oldu sözlerime. Doğuya gittiğimizde o zor şartlar altında yine de çok mutluyduk. Ta ki o kara akşam gelinceye kadar. 29 Eylül 1994 akşamı eşimle yemek yedikten sonra sohbet ettik. İkimiz de kızımızı çok seviyorduk.Kucağımıza alıp sevmeye başladık. Ben hamile olduğum için çok hastaydım. Köyde su olmadığı için köydeki pis sular sebebiyle ben tifo kapmıştım. İlaç kullandığım için ayakta duramıyordum. Eşim, ben ve kızımdan yatmamızı istedi. O gün Milli Takımın maçı olduğu için ben izledikten sonra yatarım dedi.

Ben uykudaydım. Kapının çok sert çalındığını duydum. Ben zannettim ki köylülerden biri hasta diye kapı çalıyorlar. Yataktan kalkıp baktığımda eşim kapıyı açmış, iki kişi elleri silahlı ve tam donanmış kişilerdi. Ellerinde telsizleri de vardı. Ben ve eşim çok şaşırmıştık ve şaşkındık. Kendi kendime sordum; "bunlar kim? neden bize geldiler?" Adamlar içeri girip oturduktan sonra ben kızımı mahsustan uykusundan uyandırıp tuvalete götürdüm. Adamlar kızımızı görüp, bize bir şey yapmazlar diye düşündüm. Biraz konuştuktan sonra eşime "bizi kapıya kadar geçirir misin?" dediler. Eşim ve ben balkona çıktık. Bize dediler ki; "dışarının lambasını kapatın evinizden çıktığımızı kimse görmesin." . Kapımızda bir köylünün köpeği duruyordu. Adamlar eşim ve bana "şu köpeğe ekmek verin bizi ıssırmasın" dediler. Ben ve eşim ekmeği alıp köpeğe verirken eşimi çağırdılar, "hoca gel, sana bir şey diyeceğiz." dediler. Eşim giderken hiç aklıma gelmedi öylesine iyi bir insanı öldürecekleri. Adamlar 2 metre ileride duruyorlardı. Eşim yanlarına gitti. Birden kurşun sesleriyle birlikte eşim Ayten diye bağırdı ve ben balkondan koşup lambayı açtım. Zannettim ki havaya ateş ediyorlar. Eşimi ayakta beklerken onu yerde can çekişirken gördükten sonra eşime doğru koşup ona sarılıp ve bağırdım "beni de öldürün" diye ama ortalıkta kimse yoktu. Eşim o haliyle bana işaret ediyordu "korkma yaşıyorum ben" diye.

Başımdaki yazmayı sağ göğsündeki kurşun yarasına bastırdım kan kaybetmesin diye. Bağırıyordum, "ölme ne olur çocuğunu gör" diye. Karnına vurup duruyordum ne olur Azrail gelmesin diye bağırıp Allah'a yalvarıyordum Sait ölmesin diye. O an içeri koşup el fenerini alıp köye koşup yardım istiyordum. Bütün kapıları çaldım. Kimse yardım etmiyordu. Ben de kapı ve pencereleri kırıp yardım istedim. Köylüler beni kovuyorlardı. "git başımıza belamısın" diyorlardı. Eşimin yanına koşup geldiğim zaman kızım "ne oldu anne, neden bağırıyorsun?" dedi. O an ona ne söylediğimi hatırlamıyorum. Kızımı sürekli orda bırakıp tekrar tekrar köye yardım istemeye gittiğim zaman kızım koşup içeri giriyordu. Benim geldiğimi duyunca tekrar dışarı çıkıyordu. Yine köye koşup bu defa köyün erkekleri ve gençleri korkuyorsa bari kadınlar yardım etsin diye yalvardım. Çünkü kadınlara zarar vermezler diye düşündüm ve hepsine yalvarıyor, "bana birşey yapmadılar size de yapmazlar" diye söyledim. Ne olur biriniz bana bir at arabası verin eşimi şehre götürüp tedavi ettireyim. Eşim sizin çocuklarınız için buradaydı diyor ve yalvarıyordum.

En sonunda baktım ki kimse bana yardım etmeyecek eşimin yanına geldim. Başını dizime koydum. Baktım ki eşim can veriyor, dudaklarını suyla ıslattım. Eşime kelime-i şahadet getirdim. Kalkıp eşimin başının altına bir minder koydum. Üstünü örttüm. En sonunda köy muhtarının kardeşi gelip "ölmüş kızım, gel gidelim bize" dedi. Önce gitmedim, eşimin başında kalmak istedim. Sonra düşündüm eşim zaten vefat etmiş, hadi adamlar geri dönüp hem ben ve kızıma kötülük yaparsalar diye düşünüp, kızımı alıp köy muhtarının kardeşinin evine sığındım. Şimdi düşünüyorum ki evimizin köye uzak olmasından başka aramızda bir dere vardı. Dört buçuk aylık hamile olduğum halde, kim bilir kaç defa göğsüme kadar sulara gömüldüm, köylülerden yardım istedim. Ben ki köyün vahşi köpeklerinden korkuyordum, o gece köpekler benim feryadımdan benden korkup kaçıyorlardı. O kadar mücaadele etmeme rağmen eşimi kurtaramadım.

Ben bir Şehit eşi olmaktan gurur duyuyorum. Çünkü Şehit mertebesi en yüca mertebedir ama acımız çok büyük ve ölene dek unutulmaz.

O gece ben çok şeyler yaşadım. Hepsi bir birinden acıydı. Yaşadıklarımı anlatsam sayfalara sığmaz, göz yaşları içinde bunları yazdım. İki çocuğum için yaşıyorum.

Saygılarımla

Aklime KORKMAZ
Moderatöre Bildir   Logged

Mavişim
                                  
                    Maviler Hiç Bu Kadar Mavi Olmadı        icon_opucuk
Sen Gözlerin'i Açıp Bana Baktıktan Sonra

  cicek                                                                                                 
SaBoTaGe*
Yeni Üye
***
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 17
Konu Sayisi: 0

Ameliyat Oldum Hafıza Gitti Sen Kimsin ?


WWW
« Yanıtla #17 : 19 Aralık 2007, 19:00:11 »

sağol..
Moderatöre Bildir   Logged

İmzamı Sanala Attım..
batuhan53
Sılver Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 323
Konu Sayisi: 14


WWW
« Yanıtla #18 : 13 Mart 2008, 09:15:10 »

videolarda sorun var yada siteye konulurken hatalı konuldu ben seyredemiyorum videoları arkadaşım
Moderatöre Bildir   Logged

Ben Vazgeçmek İçin Sevmedim
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Bu Konuyu Gönder  |  Yazdır  


||| GoogleTagged |||
GoogleTagged: mektubu

 
Gitmek istediğiniz yer:  

İstatistikler
Üye: 15.081
Mesaj: 179.210
Konu: 10.899
Son Üyemiz jimnastik
, CixFoRuM a Hosgeldin.
Videolar
Son 10 Cix Konu

-allttaki üye nereli?bil bakalım...

-şu anki yüz ifadeni smiley ile anlat

-..:: Nasılsınız? ::..

-İSPARK bayramın ilk iki günü ücret almayacak

-