selly
Yönetici

Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 8.373
Konu Sayisi: 330
sensiz kaldım bu şehird bu şehride terk ediyorum
|
 |
« : 31 Mart 2007, 13:20:53 » |
|
26. İstanbul Film Festivali 31 Mart - 15 Nisan tarihleri arasında düzenleniyor. Bu yıl Ulusal Yarışma’ya 16, Uluslararası Yarışma’ya iki Türk filmi seçildi
Yirmi beş yılı deviren İstanbul Film Festivali olgunluk dönemine yeniliklerle ve gençlik heyecanını yitirmeden giriyor. 31 Mart - 15 Nisan arasında düzenlenecek olan 26. Uluslararası İstanbul Film Festivali’ne siyasi ağırlığını artıracak, sanatsal niteliğini yükseltecek yeni bölümler eklendi; temel taşı sayılan bölümler genişletildi ve zenginleştirildi. Festival temalarına uygun ve dünyaca ünlü konukların katılımıyla renklenen birçok yan etkinlik de yapılacak. Beş konser ve parti, altı Master Class düzenlenecek. Örneğin 5 Nisan Perşembe günü Asia Arcento, Babylon’da DJ’lik yapacak. 26. Festival’de yarışmalar ağırlık kazandı. Prestijli Altın Lale ödülünün verildiği 'Sanat ve Sanatçı’ temalı Uluslararası Yarışma’ya, Yarışma Dışı bölümü eklendi. D.H. Lawrence’ın *bu kelimeyi kullanmak yasak* roman klasiği “Lady Chatterley’in Sevgilisi”nden uyarlanan Fransız yapımı “Lady Chatterley”den İranlı Kürt yönetmen Bahman Ghobadi’nin “Yarım Ay”ına, pek çok iddialı filmin arasında Türkiye’den iki film yarışacak: Sırrı Süreyya Önder ve Muharrem Gülmez’in yönettiği “Beynelmilel” ve Derviş Zaim’in “Cenneti Beklerken”i. Yarışma Dışı bölümde ise dünyada büyük ilgi görmüş, sanat temalı görkemli yapımlar yer alıyor: Laurent Tirard’ın “Moliere”i, Kenneth Branagh’nın Mozart yılına denk gelen “Sihirli Flüt”ü bunlardan ikisi.
İnsan Hakları yarışacak
Festivalin çok önemsenen bölümlerinden Sinemada İnsan Hakları bölümü bu yıl yarışmalı olacak. Aralarında Alman usta Volker Schlöndorff’un “Grev”inin ve erkek oyuncuları Cannes’da topluca ödül alan “İsimsiz Kahramanlar”ın da bulunduğu bölümde, Ömer Uğur’un 12 Eylül döneminde geçen “Eve Dönüş”ü de yarışıyor. Geçen yıl dünyada küreselleşme, yoksulluk, göçler, ırkçılık vb. temaları nedeniyle izlenen ve tartışılan filmlerden oluşan “Çıkış Yok”, 26. Festival’e özgü bir bölüm. “Kafkaslardan Akdeniz”e ise kalıcı olması planlanan bir başlık. Canlandırma meraklıları Hayao Miyazaki’nin adını duyar duymaz heyecana kapılacaktır. “Bağımsız Bir Ruh”, “Gus Van Sant”, “Hayatımız Müzikal, Bob Fosse” toplu gösterilerin başlıkları. Yaşayan efsanelerin yeni filmleri ise “Yıllara Meydan Okuyanlar” adı altında toplandı. Jiri Menzel’in “İngiltere Kralı’na Hizmet Ettim”, Alain Resnais’nin “Kalpler”, Vittorio de Seta’nın “Sahra’dan Mektuplar”ı Festival’in kaçırılmayacak filmlerinden.
Yeniden Pasolini
İstanbul Film Festivali’nde yılın sinema olaylarından biri de Pasolini Retrospektifi. Sinemanın ozanı olarak anılan İtalyan ustanın uzun metrajlı filmleri, bazılarının günümüze ulaşan bölümleri, onu anlatan bir belgeselden oluşan 21 yapımlık “Şiddetli Bir Hayat” adlı bölümde, tarih tekerrür ederse biletler karaborsaya düşecek. 1992’deki Pasolini toplu gösterisinin filmleri için biletler daha rezervasyon sırasında tükenmiş ve Yeşilçam Sokağı’nda katbekat daha pahalıya el altından satılmıştı! Sinemaseverler Kapadokya’da çekilen, Maria Callas’ın başrolünü üstlendiği “Medea”yı, “Teorema”yı, “Aziz Matyas’a göre İncil”i büyük perdede izleme olanağı bulacak. Herkesin kaldıramayacağı şiddetteki “Salo ya da Sodom’un 120 Günü” başta olmak üzere, Pasolini’yi kült mertebesine çıkaran yapıtlar bir arada izlenecek.
Ulusal yarışma için tam 16 film seçildi
Türk sinemasındaki bereket Festival’e de yansıdı. Bu yıl Ulusal Yarışma’ya tam 16 film seçildi. Beş film yarışma dışı gösterilecek. Dokuz yerli belgesel de “Belgeseller” başlığı altında toplandı. Türkiye’de gösterime girmiş, ödüller kazanmış önemli yerli yapımlar öncelikli olarak uluslararası sinema çevrelerinin ilgisini çekecek. Bazı yerli yapımların prömiyerleri de Festival kapsamında gerçekleşecek. Ulaş İnaç’ın erkek kardeşi Atıl İnaç, içeriği adından hemen anlaşılan “Zincirbozan” adlı ilk filmiyle yarışa dahil oldu. Yarışma Dışı bölümde üç prömiyer yapılacak. Kısa filmlerinden, tiyatro ve sinema oyunculuğundan tanıdığımız Selma Köksal’ın babasının hayatından esinlendiği ilk uzun metrajlı yapımı “Fikret Bey” bunlardan ilki. Televizyondan aşina olduğumuz Berkun Oya, Türkiye-İngiltere ortak yapımı “İyi Seneler Londra” ile yılın sürprizini yapacak. Türk sinemasının deneyimli yönetmenlerinden ve kuramcılarından Engin Ayça yeni filmi “Suna” ile bu bölüme ağırlığını koyacak.
|