By-MaNIaC
By-MaNIaC
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 7.150
Konu Sayisi: 1114
|
 |
« : 14 Mart 2008, 19:15:03 » |
|
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, AKP kapatma davası açtı. Yalçınkaya, davaya gerekçe olarak "lailkliğe aykırı kesimlerin odağı haline geldiğini" belirtti.
Siyasi partilere kapatma davası açma konusunda tek yetkili isim olan Abdurrahman Yalçınkaya, "türban yasağının kaldırılmasının üniversiteleri cemaatçi, ırkçı, ayrılıkçı güçlerin laik ve üniter yapıya aykırı faaliyetlerinin alanı haline getireceğini" açıklamıştı.
Davanın fitilini türban serbestliği düzenlemesi ateşlediği düşünülüyor. Çünkü, düzenleme yapıldığı sıralarda Yargıtay'dan ciddi karşı açıklamalar gelmişti. Davanın seyri ise Anayasa Mahkemesi'ne bağlı olacak. Anayasa Mahkemesi'nin türbanla ilgili kararı, davayı önemli ölçüde etkileceğe benziyor.
Kapatma davasının dosyasında, Vakıf Gureba Hastanesi'nde görev yapan türbanlı doktorlar, YÖK Başkanı Özcan'ın yayınladığı gerekçe ve parti yöneticilerinin basında yer alan laiklik ve türban ile ilgili açıklamaları da yer alıyor.
TÜM AKP'LİLERE SİYASET YASAĞI İSTENİYOR
İddianamede, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan dahil tüm AK Parti yöneticilerine 5 yıllık siyaset yasağı isteniyor.. İddianame 17 klasörden oluşuyor!
AKP'DE ŞOK ETKİSİ
Başbakan Erdoğan kapatma davasını parti Genel Merkezi'nde öğrendi. Erdoğan ve bakanları haberin ilk geldiği sırada sosyal güvenlik reformuyla ilgili olarak toplantı halindeydi.. Dava haberi partide tam anlamıyla bir şok etkisi yarattı. Şimdi parti kurmaylarıyla nasıl bir tavır alınacağı konusu konuşulmaya başlandı.
GÜL'DEN "UYARI GİBİ" AÇIKLAMA
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Abdullah Gül, gazetecilerin, "Refah partisiyle ilgili bir karşılaştırma olabilir mi?" sorusuna "Kesinlikle böyle bir karşılaştırma olamaz" diyerek yanıt verdi. Gül, AKP'ye açılan kapatma davası için de "Meclis'te bu kadar çoğunluğu olan bir iktidar partisine karşılık böyle bir yaklaşımın, Türkiye'ye ne kazandırcağını ve ne kaybettireceğini herkes çok iyi düşünmeli" dedi.
BAŞSAVCIYI SEZER ATAMIŞTI
Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, Ahmet Necdet Sezer tarafından, görev süresi dolmadan üç gün kala atanmıştı. İslamcı basın yarınki manşetlerinde bu konuya vurgu yapabilir.
REFAH PARTİSİ'YLE AYNI GEREKÇE
Başsavcı Yalçınkaya, kapatma gerekçesi olarak Refah Partisi'nin de kapatılmas ıdavasında gerekçe olarak gösterilen Siyasi Partiler Kanunu'nun 103. maddesini gösterdi. SPK'nın 103. maddesi "Parti'nin laikliğe aykırı fiillerin işlendiği bir odak haline gelmesi durumunda hakkında kapatma davası açılır" diyor.
ZAFER ÜSKÜL: ŞAŞIRTICI
AK Parti Mersin Milletvekili Zafer Üskül, kapatma davası hakkında; "Bizim için sürpriz oldu. AK Parti'nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu hiç bir şekilde iddia edilemez. Anayasa çalışmalarında ilk üç maddeye dokunulmayacağı açıkça ifade edilmiştir. Açılan bu dava son derece şaşırtıcı bir gelişme" şeklinde konuştu.
ERGUN ÖZBUDUN DA TEPKİLİ
Yeni anayasanın mimari Ergun Özbudun davaya ilişkin şunları söyledi: "En emin ve sağlam yol halkı kapatmaktır. Bunların hiç biri parti kapatmanın sebebi olamaz.. Bundan sonra yargı süreci beklencektir, Anayasa Mahkemesi'nin böyle bir davayı reddedeceğini düşünüyorum.."
ŞİMDİ NE OLACAK? İŞTE DAVA SÜRECİ..
Anayasa Mahkemesi, iddianameyle ilgili ön incelemeyi yapacak, herhangi bir eksiklik tespit edilmez ve iddianamenin kabulüne karar verilirse ön savunmasını yapması için iddianame AK Parti'ye gönderilecek.
AK Parti yasal olarak 1 ay içinde ön savunmasını verecek. Ek süre talebinde bulunulursa bunu da Anayasa Mahkemesi değerlendirecek. Ön savunmanın Anayasa Mahkemesi'ne verilmesinin ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Yalçınkaya, esas hakkındaki görüşünü bildirecek. Daha sonra belirlenecek bir tarihte Yalçınkaya sözlü açıklama, AK Parti yetkilileri de sözlü savunma yapacaklar.
Bütün bu sürecin ardından, davaya ilişkin bilgi, belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Bu işlemler sürerken, gerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, gerekse davalı AK Parti ek delil veya yazılı ek savunma verebilecek.
Raporun, Anayasa Mahkemesi'nin 11 üyesine dağıtılmasının ardından, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç bir toplantı günü belirleyecek. Üyeler, belirlenen günde biraraya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacaklar.
AK Parti hakkındaki kapatma davasını, 11 kişiden oluşan Anayasa Mahkemesi Heyeti karara bağlayacak. Asıl üyelerden herhangi birinin bulunmaması veya emekliye ayrılması halinde 4 yedek üyeden en kıdemlileri heyete katılacak.
Anayasa'ya göre bir siyasi partinin kapatılmasına karar verilebilmesi için nitelikli çoğunluğun oyu aranacak. Buna göre, kapatma kararı için Anayasa Mahkemesi'nin 11 asıl üyesinin en az 7'sinin oyu gerekecek.
BAŞSAVCI UYARMIŞTI
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, 17 Ocak'ta yaptığı açıklamada şunları söylemişti:
"Siyasi partilerin; Cumhuriyetin laiklik niteliğinin değiştirilmesi amacını güdemeyecekleri gibi bu amaca yönelik faaliyetlerde, beyanlarda bulunamayacakları, bu kuralı göz ardı etmenin laiklik ilkesinin korunmasını imkansız kılacağını keyfiliğe yol açacağını, Devletin sosyal veya ekonomik veya siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa dini esas ve inançlara uydurmak amacıyla veya siyasi amaçla veya siyasi menfaat temin ve tesis eylemek maksadıyla dini veya dini hissiyatı veya dince kutsal tanınan hususları alet ederek propaganda konusu yapamayacakları, istismar edemeyecekleri kötüye kullanamayacakları, aksine faaliyet ve beyanların din ve dince kutsal sayılan şeylerin istismarı sayılacağını, Türkiye Cumhuriyeti Ülkesi üzerinde milli veya dini kültür veya mezhep veya ırk veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri süremeyecekleri, Türk Dilinden veya Kültüründen başka dil ve kültürleri korumak geliştirmek veya yaymak yoluyla ülke üzerinde azınlıklar yaratarak millet bütünlüğünün bozulması amacını, bölünmez bir bütün olan ülkede, bölgecilik veya ırkçılık maksadını, Türkiye Cumhuriyetinin dayandığı devletin tekliği ilkesini değiştirmek amacını, güdemeyecekleri bu yolda faaliyetlerde bulunamayacakları, bu kuralları görmezlikten gelmenin azınlık yaratılmasını ve devletin tekliği ilkelerini zayıflatacağı, Dil, ırk, din ve mezhep ayrımı yaratmak bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak amacını güdemeyecekleri, bölge, ırk, belli kişi, aile, zümre veya cemaat, din, mezhep veya tarikat esaslarına dayanamayacakları, diğer halde demokratik devlet düzeninin korunmasının olanaksız olacağı, Anayasa’da yer alan hak ve hürriyetlerin devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamayacağı, Anayasa ve yasalarda hüküm altına alınmış, ayrıca yaptırımları gösterilmiştir."
|